• BIST 99.835
  • Altın 243,334
  • Dolar 5,7445
  • Euro 6,4830
  • Berlin 11 °C
  • Frankfurt 12 °C
  • Paris 12 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Stockholm 10 °C

Dha Yurt Bülteni -1

Dha Yurt Bülteni -1
SURİYE'nin terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Rasulayn ve Tel Abyad ilçelerinde duyulan yoğun silah ve siren sesleri, Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ve Akçakale...

1)SINIR HATTINDA SİLAH VE SİREN SESLERİ

SURİYE'nin terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Rasulayn ve Tel Abyad ilçelerinde duyulan yoğun silah ve siren sesleri, Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ve Akçakale ilçelerinde tedirginliğe neden oldu. Sınır hattında güvenlik önlemleri artırıldı. Suriye sınırındaki Şanlıurfa'nın Akçakale ve Ceylanpınar ilçeleri, sınırın diğer tarafından silah ve siren sesleri nedeniyle tedirginlik yaşadı. Terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Rasulayn ve Tel Abyad'da akşam saatlerinde silah ve siren sesleri yükselmeye başladı. Teröristlerin rastgele havaya açtığı ateş açması sonrası Ceylanpınar'da hastaneye bir mermi isabet etti. Akçakale ve Ceylanpınar'da vatandaşlar tedirginlik yaşarken, güvenlik güçleri sınır hattında önlemleri üst seviyeye çıkardı. Silah atışları ve sirenlerin, İmralı'da cezasını çeken terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan ile görüşmesi nedeniyle teröristlerin yaptığı kutlamalardan kaynaklandığı ileri sürüldü.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Silah sesleri

- Sınırda önlem alan güvenlik güçleri araçları

- Koşan vatandaş

- Silah sesleri ve izli mermiler

- Genel detay görüntüler

- Teröristlerin çaldığı korna ve siren sesleri

- İzli mermi ve silah sesleri

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

================================================

2)HATAY-SURİYE SINIRINA ASKERİ ARAÇ VE TANK SEVKİYATI

TÜRK Silahlı Kuvvetleri tarafından Hatay-Suriye sınır hattına askeri araç ve tank sevkiyatı gerçekleştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Türkiye'nin çeşitli birliklerinden Hatay'a gönderilen tank ve askeri araçlar, İskenderun Garı'ndan tırlara yüklenerek konvoy halinde geniş güvenlik önlemleri altında Reyhanlı sınır hattına gönderildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Askeri araç ve tankların geçişi

SÜRE: 01'54 BOYUT: 212 MB

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

================================================

3)BURSA'DA ÇAY TAŞTI, TARIM ALANLARI SU ALTINDA KALDI

BURSA'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, Susurluk Çayı'nın taşması nedeniyle ekili tarım alanları su altında kaldı.Kentte son 24 saattir aralıksız devam eden yağışlar, Mustafakemalpaşa ilçesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Aşırı yağış sebebiyle Susurluk Çayı'nın taşması sonucu, kırsal Çeltikçi, Koşuboğazı, Durumtay ve Ovaesemen mahallelerinde buğday ekili alanlar sular altında kaldı. Yağışların durup, selin çekilmesinin ardından bölgede zarar tespit çalışmaları yapılacağı bildirildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Taşan çaydan detaylar

-Tarım arazileri

-Detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============================================

4)SEL SULARINDA MAHSUR KALAN KÖYLÜ VE KOYUNLARI, AFAD KURTARDI

Bursa'nın Karacabey ilçesinde, sağanak yağış sebebiyle dereler taştı. Sel suları yükselince ağılında koyunlarıyla mahsur kalan bir çoban ise AFAD ekiplerince bot yardımıyla kurtarıldı.

Bursa'nın Karacabey ilçesinde sağanak yağış sebebiyle derelerde taşkınlar meydana geldi. Susurluk Çayı'nda da taşkın meydana geldi. Ağılında 3 koyunuyla mahsur kalan 65 yaşındaki Murat İlhan, jandarma ve kurtarma ekiplerinden yardım istedi. Bölgeye gelen AFAD ekipleri, bot ile taşan dereden geçerek İlhan'ı ve koyunlarını kurtarıldı. İlhan, sağlık kontrolü amacı ile Karacabey Devlet Hastanesi'ne sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-AFAD, Jandarma ekiplerinden detaylar

- Ekiplerin bot ile açılması

-Koyunlardan görüntüler

-Çobandan görüntüler

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================================

5)KUŞADASI'NDA YAĞMUR ETKİLİ OLDU

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde akşam başlayan yağmur, cadde ve sokakları suyla doldurdu.

Kuşadası'nda saat 17.30 sıralarında etkili olan sağanak yağmur, hayatı olumsuz etkiledi. Aniden bastıran sağanakla birlikte Atatürk Bulvarı'nın bir bölümü, ilçe garajı önündeki yol, Davutlar ve Güzelçamlı mahallelerinde bazı cadde ve bulvarlar su altında kaldı.

Yağmur sularının doldurduğu caddelerde birçok araç, sular içinde kaldı. Ulaşım ise olumsuz etkilendi. Sahil şeridinde ve Karaova Mahallesi'ndeki bazı yazlık, ev ve işyerlerinde küçük çaplı su baskını oldu. Sağanak yağmurun kısa sürmesi üzerine, bir süre sonra hayat normale döndü.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Su içinde kalan araçlar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================================

Akhisar'da dere taştı; İstanbul-İzmir yolu su altında kaldı (EK)

6)KARAYOLUNDAKİ ULAŞIM NORMALE DÖNDÜ

Manisa'nın Akhisar ilçesinde, dere taşkını sonrası bir yönden karşılıklı gidiş- geliş verilen İstanbul-İzmir karayolundaki ulaşım, saat 17.30'da, 10 saati aşkın bir süre sonra normale döndü. Buna rağmen Akhisar Organize Sanayi Bölgesi girişinin halen suyla kaplı olduğu, ulaşımda yaşanan olumsuzluğun sürdüğü görüldü. Yolda kalan araçlar ise kepçelerle çekildi.

Manisa-Akhisar arasındaki demiryolunun su altında kalan bölümünde, hattın tekrar ulaşıma açılabilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Normale dönen karayolundan görüntü

- Organize Sanayi girişi görüntü

- Tren yolunda ekiplerin yaptığı çalışma

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

====================================================

7)KARTON KUTUNUN İÇİNDE, PARÇALANMIŞ CESET BULUNDU

DİYARBAKIR'da, bir apartmanın 4'üncü katındaki dairenin kapısının önüne bırakılan karton kutuda, 50- 55 yaşlarında olduğu tahmin edilen kimliği belirsiz erkek kişinin parçalanmış cesedi bulundu.

Olay, gece saatlerinde Peyas mahallesinde meydana geldi. Bir apartmanın 4'üncü katındaki dairenin önüne bırakılan karton kutudan kan aktığını gören çocuklar, durumu bina sakinlerine anlattı. Kutuyu açan bina sakinleri, kutuda parçalanmış erkek cesedi görünce, polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekiplerinin incelemesinin ardından, parçalanmış 50- 55 yaşlarındaki kimliği belirsiz erkeğe ait ceset, otopsi ve kimlik tespiti için Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

'KAPININ ÖNÜNDEYDİ'

Olayın görgü tanığı Muhammed Yaka, karton kutuyu gördükten sonra bina sakinlerine haber verdiğini ifade ederek, "Kapının önünde karton vardı. Kartonun içinde artık ne varsa bilmiyordum. Sonra biz ekmeği verdik geldik. Ceset olduğunu anlamadık. Millet bağırdı çağırdı. Baktık ceset olduğunu anladık" dedi.

Polis, görgü tanıklarının ifadesine başvurup, cinayeti işleyen kişi ya da kişilerin yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Sokaktan detay

- Olay yeri inceleme ekipleri

- Ekiplerin binaya girişi

- Görgü tanığının konuşması

- Dışarıda bekleyen bina sakinleri

- Apartmandan detay

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=================================================

8)BURSA'DA, KARI-KOCAYI DARP ETTİĞİ İDDİA EDİLEN ŞOFÖR KONUŞTU

** "İSTEM DIŞI KOLUMU SAVURDUM"

Bursa'da, durakta inmek istemelerine rağmen düğmeye basmadıkları iddiasıyla tartıştığı yolculardan Alev Güleç'e (68) tokat atıp, eşi Hüseyin Güleç'in (73) de burnunu kırdığı ileri sürülen özel halk otobüsü şoförü İbrahim Kabul (53), olayla ilgili konuştu. Hakkındaki iddiaları reddeden Kabul, şunları söyledi:

"Yolcunun biri arka koltuklardan "Kapıyı aç" diye bağırıyor. Bu sırada camiden sela sesi geliyor. Cam ve ön kapı açık. İnsanlık hali duymadım. Diğer yolcular beni uyardı. Ben de kapıyı açtım ve yolcu küfür ederek gitti. Daha sonra başka bir yolcu bana arkadan küfür etti. "Sen kimsin, bana o küfrü ediyorsun?" dedim. Bu sırada hanımı kalkarak çantayla bana saldırdı. Bu kadar yolcunun, kadının, çocuğun içinde söylenecek küfür mü o? Ağzımdan tek bir kelime çıkmadı. Sonra yolcular beni sakinleştirmek için otobüsten dışarıya çıkardı. Bu karı koca içeride kaldı. Sonra dışarıya çıktılar. Arkadan bana vurmaya başladılar. Ben de istem dışı kolumu etrafa savurdum. Burnunun kırılması mümkün değil. Onlar benden şikayetçi olmuş. Ben de darp raporu alıp şikayetçi oldum. Çevredeki otobüs şoförleri kavga etmek için değil, ayırmak için geldi."

'İSTİFA ETTİM'

Olaydan sonra işi bıraktığını söyleyen İbrahim Kabul, "Otobüs şoförü dövmek son zamanlarda moda haline geldi. Son zamanlarda televizyonlarda ne izliyorsak biri çıkıp onu yapıyor. Biz sabah saat 05.00'te uyanıp, vatandaşa hizmete başlıyoruz. Yeri geliyor tuvalete gidemiyor, yemek yiyemiyoruz. Şoföre herkes düşman. Kooperatif başkanlarından tutun da derneklere, belediye başkanlarına kadar herkes oy için otobüs şoförlerini eziyor. Bana iftira atıldı. O bana küfür edince ben de ona küfür ettim. Olay bundan ibaret. Bu olaydan sonra, yolcuları son durağa kadar götürüp indirdim, sonra da otobüsü bırakıp şoförlükten istifa ettim" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-İbrahim Kabul'un konuşması

Süre: 3.48 Boyut: 425 MB

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================

9)HURDACIDA PANİK YARATAN KOKU

İZMİT'te, bir hurdacıda, piknik tüpü büyüklüğündeki bir aletin kesimi sırasında akan kimyasal maddenin kokusu mahalleleri etkiledi. AFAD ekipleri, hurdacıda ve mahallede ölçümlerde bulundu.

Akşam saatlerinde, Doğan Mahallesi İnkılap Caddesi'nde bulunan bir hurdacıdan yayılan koku çevrede rahatsızlık yarattı. İş yeri sahibinin ifadesine göre, piknik tüpü büyüklüğündeki bir aletin kesildiği sırada içerisinde bulunan kimyasal madde yere aktı. Kimyasal maddeden yayılan koku mahalleyi sardı.

Vatandaşlar kokudan rahatsız olunca yetkililere haber verdi. Olay yerine itfaiye ve AFAD ekipleri geldi. AFAD ekipleri mahallede ve hurdacının bulunduğu alanda ölçümler yaptı. Olay yerinin yakınında bulunan bazı vatandaşlar, kötü koku nedeniyle burunlarını kapattı. İtfaiye ve AFAD ekipleri, hurdalıkta kesilen aleti bulmak için çalışmalarda bulunurken, bölgede incelemeler devam ediyor.

İş yeri sahibi Aytekin Kuş, "Piknik tüpü büyüklüğünde bir cisim getirdiler. Kestik, kesim anında koku yoktu. Kestikten sonra hatta benim de elime bulaştı. Daha sonra koku yayılmaya başladı. Koku bütün mahalleye yayıldı. Ekipler incelemelerini yapıyorlar. Şu anda maddenin ne olduğunu bilmiyoruz." dedi.

EKİPLERİN ÇALIŞMASI SÜRÜYOR

İzmit'te hurdacıda, piknik tüpü büyüklüğündeki aletin kesimi sırasında akan kimyasal madde kokusunun kaynağını bulmak için AFAD ekiplerinin yürüttüğü çalışma devam ederken, yapılan ölçümlerde kokuya sebep olan kimyasalın zehirli olmadığı belirlendi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-AFAD ve itfaiye ekiplerinin çalışmaları

-Mahalleliyle röportaj

-İş yeri sahibiyle röportaj

-Kokunun olduğu yerden detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

10)İTFAİYE, AHŞAP EVDEKİ YANGINA MÜDAHALE EDİP, KÜMESTEKİ TAVUKLARI KURTARDI

TOKAT'ın Erbaa ilçesinde iki katlı ahşap evde kimse olmadığı sırada yangın çıktı. Yangına müdahele eden itfaiye ekipleri, evin alt katında bulanan kümesteki 15 tavuğu da Yangın, öğle saatlerinde Alacabal Mahallesi'ndeki Bahattin Öğreten'e (55) ait iki katlı evde çıktı. Evde kimsenin bulunmadığı sırada ikinci katta bilinmeyen nedenle çıkan yangını fark eden mahalleli itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çevredekilerin uyarısı üzerine evin alt katındaki kümeste 15 tavuk olduğunu öğrendi. İtfaiye, tavukları dışarı çıkarıp, yaklaşık 30 dakika süren çalışmayla yangını söndürdü. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Olay yerinden görüntüler

-İtfaiye ekibinin çalışması

-Tavukları çıkarmaları

-Tavukların görüntüsü

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================

11)SAMSUN'DA HASTA YAKINI, ACİL SERVİS DOKTORUNU YUMRUKLADI

SAMSUN Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde, iddiaya göre kendi hastasına öncelik verilmesini isteyen kimliği belirsiz kişi tarafından yumruklanan Acil Tıp Asistanı Dr. Hüseyin Tufan Yanık, başka bir hastaneye giderek darp raporu aldı.

Olay, saat 17.00 sıralarında Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde meydana geldi. Baş ağrısı şikayetiyle hastaneye gelen hastanın kimliği belirsiz yakını, iddiaya göre kendilerine öncelik verilmesini istedi. Acil Tıp Asistanı Dr. Hüseyin Tufan Yanık, isteği kabul etmeyince hasta yakını ile arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine hasta yakını, Yanık'ın başına yumruk atıp hastaneden kaçtı. Yanık, ihbar üzerine gelen polis ekipleri eşliğinde, Gazi Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne giderek darp raporu aldı.

'NE KADAR EYLEM VE SÖYLEM YAPSAK DA AZALMIYOR, ARTIYOR'

Durumdan haberdar olup, hastaneye giderek Yanık ile görüşen Türk Sağlık-Sen Samsun Şube Başkanı Erdoğan Çakmak, "Gelen bir hastanın yakını hastasına daha önce bakılması gerektiğini söylüyor. Doktorumuzda yoğunluk olduğunu sırayla hastalara bakacağını söylüyor. Bunun üzerine arbede çıkıyor. Bir kaç yumruk atılıyor. Yumruklardan bir tanesi doktorumuzun alnına geliyor. Bu kısımda kızarma ve şişlik vardı. Hemen "Beyaz Kod" veriliyor ve gerekli işlemler başlatılıyor. Gördüğümde çok üzüldüm. Maalesef bu tür olayları görme sıklığımız çok arttı. Biz azalması yönünde ne kadar eylem ve söylem de yapsak tam tersi bir durumla karşılaşıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Hastane dışından detay

-Röportaj

-Doktorun fotoğrafı

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=============================

12)ÜNİVERSİTELİ MÜNEVVER, SAÇLARINI LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR İÇİN BAĞIŞLIYOR

EDİRNE'de Trakya Üniversitesi'nde okuyan Münevver Gizem Erdi (22), kestirdiği saçlarını lösemili çocukların tedavisi için bağışlıyor. Erdil, "Bugüne kadar saçlarımı 4'üncü kez keserek bağışladım. Maddi durumum yeterli olmadığı için saçımı bağışladım" dedi.

Bulgaristan'ın Haskova şehrinde yaşayan ve Trakya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Münevver Gizem Erdil, uzattığı saçlarını lösemili çocukların tedavileri için kestirip Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu olan UNICEF'e bağışlıyor.

Kestirdiği saçlarının peruk yapılıp satıldığını, gelirinin ise lösemili çocuklara bağışlandığını söyleyen Erdil, 11 yaşından bu yana saçlarını kesip bağışladığını belirtti ve şunları söyledi:

"Birazcık empati kurmak gibi düşünün hani küçük çocuklara nasıl baktıklarını gördüğüm için ilk kestiğimde "Bana da öyle bakacaklar mı?" dedim. Gerçekten bakıyorlar. Ailemden bile garip şekilde bakmaya devam ediyorlar. Hiç kimse tebessüm etmiyor. "Acaba gerçekten öyle mi?', "Yardım etmek amaçlı kesti mi?" diye sormuyorlar. Saçlarımın parasıyla ya lösemi hastası çocuklar için ilaç temin ediliyor ya da doğrudan para yollanıyor. Saçlarımı keseli 1 ay oldu, ben hala saçlarımı bağlı unuttuğumu zannedip tokamı arıyorum saçımda."

'TEPKİ GÖSTERENLER OLDU'

Saçlarını kestirdiği için çevresinden sert tepkiler aldığını ifade eden Erdil, "Çevremde sert tepki gösterenler oldu. Yaklaşık 200 "geçmiş olsun" mesajı aldım. Arkadaşlarımdan, çevremdekilerden "Kendini rezil ettin" diye mesaj atanlar da oldu. Benim de lösemi hastası olduğumu düşünenler oldu. Ben 11 yaşından bu yana saçlarımı kesip bağışta bulunuyorum. Henüz 11 yaşındayken dizime kadar saçlarım vardı. Uzun saçtan sıkılmıştım ve o zaman "İnsanlar da bana hasta olarak bakacaklar mı?" dedim. Hem uzun saçtan sıkılmıştım, Sonra kestirdim. ilk başladığımda öylesine kesmiştim sonra ne yapacağım diye düşündüm sonra bağış yapmaya karar verdim. Bugüne kadar saçlarımı 4'üncü kez keserek bağışladım. Maddi durumum yeterli olmadığı için saçımı bağışladım. Saçımı lösemili çocukların tedavileri için bağışladım" dedi.

Erdil, saçlarını 30 santime kadar uzatıp lösemili çocukların tedavisi için tekrar bağış yapacağını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------

- Münevver Gizem Erdil'in gelişi

- Yürümesi

- Saçından detay

- Erdil ile röportaj

- Erdil'in kuaföre gelişi

- Ayna karşısından detay

- Muhabir Ali Can Zeray'ın anonsu

- Farklı açılardan detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============================

13)BAKAN ÇAVUŞOĞLU'NDAN ABD'YE "TERÖR" TEPKİSİ

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile yaptığı telefon görüşmesinde son gelişmeleri ve atılması gereken adımları değerlendirdiklerini belirterek, "Daha önceki yaptığı açıklamalara karşı bugünkü yaptığı açıklama, yani Türkiye'nin rahatsızlık duyduğu unsurların ortadan kalkması için yaptığı açıklamayı da doğru buluyoruz. Ama diğerlerini, hiçbir zaman kabul edemeyeceğimiz, reddedeceğimiz bir üslupla Türkiye'ye yönelik eleştirilerini de hiçbir zaman kabul etmiyoruz, reddediyoruz ve kınıyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya İl Başkanlığı'nın "Dünden Bugüne AK Parti Antalya Vefa Buluşması" toplantısına katıldı. Kepez ilçesindeki Mimar Sinan Kongre Merkezi'nde düzenlenen buluşmada AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, İl Başkanı İbrahim Ethem Taş ve kuruluşundan bugüne kadar çeşitli görevler üstlenen çok sayıda partili yer aldı.

'KAPI KAPI DOLAŞACAĞIZ'

Partililere Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını ileten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, vefa buluşması olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. AK Parti iktidara geldikten sonra hem Antalya'nın hem Türkiye'nin büyük bir değişim yaşadığını söyleyen Bakan Çavuşoğlu, "Önümüzde bir yerel seçim var. Sizler bu dava için en zor günlerde çalışan insanlarsınız, bu seçimde de yine çalışırsınız. AK Parti'nin ve belediyeciliğinin ne kadar önemli olduğunu hep birlikte anlatacağız. Kapı kapı dolaşacağız. Adaylarımız bir çalışırsa biz iki çalışacağız" dedi.

'TRENDEN İNENLERLE BİZİM İŞİMİZ YOK'

Bu davanın yükünü kaldıramayanlar veya bu yoldan sapanlar olduğunu da belirten Bakan Çavuşoğlu, "Ama başından beri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ne diyor, "Trenden inen bir daha bu trene binemez." Cumhurbaşkanımızın söyledikleri bugün için de geçerlidir, trenden inenlerle işimiz yok. Bu davayı zor zamanlarda taşıyamayanlarla biz bu yola devam edemeyiz, bu da çok açık, net. Zor günlerde, en ufacık baskı ya da tehdit olduğunda trenden inenlerin, bu davayı terk edenlerin halini bugün görüyorsunuz. Allah kimseyi yolundan saptırmasın, bir kere saptığı zaman, bir daha o yolu bulmak da o kadar kolay değil" diye konuştu.

'İDLİP MUHTIRASIYLA AKAN KANI VE GÖZYAŞINI DİNDİRDİK'

Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti liderliğinde Türkiye'nin dünyadaki mazlumların umudu olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, "Dünyanın neresinde bir mazlum varsa hepsinin imdadına koşan bir ülke olduk. Suriye'de bir yangın var. Halep'ten bu yana bugün aktör olan herkesle ortaya koyduğumuz çalışmalar sayesinde ve en son İdlip muhtırasıyla bir taraftan sahada akan kanı, gözyaşını dindirdik. Rusya, Fransa, İngiltere, Amerika, İran hiç fark etmez, bu konuda kim samimiyse herkesle çalışıyoruz. Herkesin çalışmak için tercih ettiği ilk ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, Recep Tayyip Erdoğan adaleti, barışı, istikrarı savunuyor" dedi.

POMPEO İLE SON GÖRÜŞMEYİ ANLATTI

Siyasi çözümün yanında bölgedeki terör örgütlerine karşı mücadele veren tek ülkenin Türkiye olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şöyle dedi:

"Son zamanlarda Fırat'ın doğusunda bize yönelik giderek artan tehdidi bertaraf etmek için Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu tavır sayesinde ABD çekilme kararı aldı. Sahada güvenlik güçleri ve diğer unsurlardan farklı sesler gelebilir ama Cumhurbaşkanımızın muhatabı da Başkan Trump'tır. İki defa Cumhurbaşkanımıza "çekileceğiz" dedi ve daha sonra da açıklamaları var. Bugün işte Pompeo'yla telefonda son gelişmeleri ve atılması gereken adımları değerlendirdik. Daha önceki yaptığı açıklamalarına karşı bugünkü yaptığı açıklama, yani Türkiye'nin rahatsızlık duyduğu unsurların ortadan kalkması için yaptığı açıklamayı da doğru buluyoruz. Ama diğerlerini, hiçbir zaman kabul edemeyeceğimiz, reddedeceğimiz bir üslupla Türkiye'ye yönelik eleştirilerini de hiçbir zaman kabul etmiyoruz, reddediyoruz ve kınıyoruz."

ABD'YE TERÖRE DESTEK TEPKİSİ

ABD'nin terörle mücadele konusunda yaptıklarına da tepki gösteren Çavuşoğlu, "Terörle mücadele diyorsun, işine gelince tamam, peki işine gelmeyince "Türkler, Kürtleri katlediyor." Siz geçmişte de Kürtleri kullandınız. Irak'ta referandum olduğunda da ikili tutum sergilediniz. Neymiş efendim terörle mücadele edince Kürtleri katletmek, o zaman Afganistan'da terörle mücadele ettiğin zaman Afganları katletmiş oluyorsun, Irak'ta terörle mücadele ettiğin zaman Irak halkını katletmiş oluyorsun, Libya'da teröre mücadele ettiğin zaman kim olursa olsun bizim için terör örgütlerinin hepsi aynıdır, Libyalıları katletmiş oluyorsun. Ama dertleri başka" dedi.

'BİZ KİMSEDEN İCAZET ALMAYIZ'

Terörle mücadele konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin kararlı olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "PKK, YPG ve diğer terör örgütlerine karşı mücadele verirken kimseden icazet almadığımızı da geçmişte gördünüz. Peki Afrin'de de YPG ile mücadele ediyorduk, o zaman niye Kürtleri katlediyor, Türkler demediniz. Çünkü bu tarafta onlarla iç içesiniz, silah veriyorsunuz, beraber çalışıyorsunuz bir terör örgütüyle, hani terörle mücadelede en önde ülkesiniz. O zaman inandırıcılığınız kalmıyor. Ama biz kimseden icazet almayız. Yeri ve zamanını her zaman biz belirleriz, gerekli adımları atarız ve sınırımızın ötesindeki terörü de temizlemek için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Bakan Çavuşoğlu'nun açıklaması

HAM GÖRÜNTÜLER AŞAĞIDAKİ FTP ADRESİMİZDEN ALINABİLİR

ftp://178.211.55.238

abone

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================

14)MAHİR ÜNAL: CHP'NİN DERDİ "BU ÜLKEDE MİLLETİN İRADESİ EGEMEN OLMASIDIR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Mardin'de aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) eleştirilerde bulunarak, "CHP'nin derdi başka, CHP'nin çözüm üretmek, öneri üretmek, iktidara alternatif olmak gibi bir derdi yok. CHP'nin derdi "Bu ülkede milletin iradesi egemen olmasın'dır" dedi.

31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlerde AK Parti'nin Mardin belediye başkan adayları, Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın katıldığı aday tanıtım programıyla açıklandı. AK Parti milletvekilleri Şeyhmus Dinçel, Cengiz Demirkaya, MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, İl Başkanı Faruk Kılıç, ilçe başkanları, partinin gençlik ve kadın kolları başkanları ile partililerin katılımıyla yapılan tanıtım toplantısında konuşan Ünal, AK Parti'nin bir partiden ziyade, bir millet hareketi olduğunu belirterek, bu sorumlulukla hareket ettiklerini söyledi.

'CHP'NİN DERDİ "BU ÜLKEDE MİLLETİN İRADESİ EGEMEN OLMASIN'DIR'

Konuşmasında, CHP'ye eleştiriler yönelten Ünal, "CHP'nin derdi başka, CHP'nin çözüm üretmek, öneri üretmek, iktidara alternatif olmak gibi bir derdi yok. CHP'nin derdi "Bu ülkede milletin iradesi egemen olmasın'dır. Şimdi seçimlere giderken yine bir meşruiyet tartışması çıkarmaya çalışıyorlar. O yüzden bu seçimler önemli. O yüzden millet yeniden 31 Mart'ta sözü söyleyecek, tercihi ortaya koyacak ve diyecek ki "Söz de karar da benim" diyecek. Bir de CHP'nin gizli ortağı var. Bir taraftan İYİ Parti ile görüşürken öbür taraftan maalesef Kandil'in uzantısı olmaktan kurtulamamış HDP'yi de unutmamak lazım. Siyaset yapmak irade gerektirir. İradesi olmayan, sözü kendisine ait olmayan, kararı kendine ait olmayan biri siyaset yapamaz. Bunların kararı iradesi yok. Bunların iradesi Kandil'in elinde. Kendisine oy verenlerin değil, terör baronlarının iradesiyle hareket edenler bu milleti temsil edemezler. Siz silahların gölgesinde siyaset yapmaya kalkışıyorsunuz. Siz terör baronlarının emriyle hareket ediyorsunuz. Bunun adı siyaset değildir. Bizim siyasetimizin bir amacı vardır. AK Parti siyasetinin amacı insanlarımızın evinde, sokağında, mahallesinde, ilçesinde ve ilinde mutlu, huzurlu, güvenli, refah içinde, özgürce ve barış içerisinde yaşatmaktır. Bunların amacı bu değil. Bunların amacı insanlarımızın huzurunu, güvenliğini, rahatını bozmak. Kadınlarımıza, çocuklarımıza, barışa kurşun sıkanlar barış lafını ağzına alamazlar. Küçücük çocukları dağa çıkarıp eline silah verenler çocuk haklarından bahsedemezler. Kadınları dağda örgüt içi infaza tabi tutanlar kadın haklarından bahsedemezler. Bunlar neden kadından, çocuktan, demokrasiden, barıştan özgürlükten bahsediyorlar biliyor musunuz? Terör örgütünün döktüğü kanı perdelemek için. Hadi oradan, siz kimi kandırıyorsunuz, kimi aldatıyorsunuz? Bu aziz millet irfan sahibidir, olan biten her şeyi görüyor" dedi.

'TÜRKİYE'NİN İÇİNDEN TERÖRÜ TEMİZLEDİK, TEMİZLİYORUZ'

Terör örgütlerine verdikleri desteklerden dolayı İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanan belediyelerin çalışmalarına değinen Ünal, şunları söyledi:

"Devlet gereğini yerine getirip duruma el koyduktan sonra ne oldu? Şehirlerimiz yaşanır ve güvenli hale geldi. Şuna karar vereceğiz "Biz ne istiyoruz'. Gece saat 02.00'de ben şehrimde güven içerisinde yaşamak mı istiyorum, sokağa çıkabilecek her yerde güveni huzurlu bir şekilde yaşamak mı istiyorum. Yoksa kendisi gibi düşünmediği için istediği zaman istediği eve giren, oğlunu, kızını kaçıran, para isteyen, dükkanı, kepenkleri indirmeni isteyen eşkıyanın olduğu bir şehir mi istiyoruz? Biz huzur istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Çocuklarımızın huzur ve güvende olmasını, bir geleceği olmasını istiyoruz. Türkiye'nin içinden terörü temizledik, temizliyoruz, yetmedi sınırlarımızdan da temizliyoruz. Şunu bilsinler ki dünyanın neresinde olursa olsunlar ister FETÖ, ister PKK ister DEAŞ, Türkiye'ye tehdit oluşturan hiçbir terör unsurunu yaşatmayız. Nerede olurlarsa olsunlar, onların ensesindeyiz, nefesimizi hissedecekler çünkü Türkiye Cumhuriyeti köklü ve güçlü bir devlettir. Çünkü bu ülkenin köklü bir milleti var. Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları kuru bir kalabalık değil millettir millet. Derdi, davası, imanı olan bir millettir. Bu milleti 15 Temmuz'da görmediler mi? Bu milletin devletine bayrağına, nasıl sahip çıktığını görmediler mi? Şimdi bizi birtakım kuru laflarla tehdit edenler herhalde bir şeyi unutuyorlar. Biz 15 Temmuz cehenneminden çıktık. Allah'ın izniyle bizim yürüyecek bir yolumuz var. O yüzden 31 Mart seçimlerinde herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek."

ADAYLAR

Ünal, konuşmasının ardından, ismi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından daha önce açıklanan Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mehmet Vechi Kahraman'ın tanıtımından sonra Artuklu İlçe Belediye Başkan adayı Abdulkadir Tutaşı, Dargeçit İlçe Belediye Başkan adayı Mehmet Cüneyt Aksoy, Derik İlçe Belediye Başkan adayı Şeyhmus Necimoğlu, Mazıdağı İlçe Belediye Başkan adayı İbrahim Atlı, Nusaybin İlçe Belediye Başkan adayı Mehmet Hadi Hamidi, Ömerli İlçe Belediye Başkan adayı Hüsamettin Altındağ, Savur İlçe Belediye Başkan adayı Oğuzhan Sönmez Kaya, Midyat İlçe Belediye Başkan adayı Veysi Şahin, Yeşilli İlçe Belediye Başkan adayı Hayrettin Demir ve Kızıltepe İlçe Belediye Başkan adayı Şükrü Cevheroğlu'nu açıkladı.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Toplantı Salonundan görüntü

- Mahir Ünal'ın konuşması

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================

AK Partili Çelik: Cumhur İttifakı büyük güçle seçimlerden çıkacak (2)

15)ADAY TANITIM TOPLANTISINA KATILDI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kahramanmaraş'ta MHP İl Başkanlığını ziyaret ettikten sonra partisinin aday tanıtım toplantısına katıldı.

CHP'Yİ ELEŞTİRDİ

Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Ömer Çelik, Türkiye'de siyasetin iki kutba ayrıldığını, birinin "Türkiye'yi millet yönetsin" diyenler, diğerinin de "Millete rağmen birileri yönetsin" diyenler olduğunu söyledi. Çelik, "Biz, "Türkiye'yi millet yönetsin" diyenleriz. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Fırkası iken tüzüğünde şöyle bir ifade vardır; diyor ki "Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir. Lakin millet, bu egemenliği Cumhuriyet Halk Fırkası eliyle kullanır." Yani millet oy verecek ama kimin ülkeyi nasıl yönetmesi gerektiğine birileri karar verecek" diye konuştu.

Bugüne kadar Türkiye'yi milli iradeye aykırı olarak yönlendirmek isteyenlerin milletin iradesine karşı askeri ve yargı vesayetini kullandığını ifade eden Ömer Çelik, son olarak FETÖ tarafından 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunulduğunu kaydetti.

'SURİYE'NİN KUZEYİNDE TEHDİT OLUŞTURMAYA KALKANLARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'

ABD'nin Suriye'den çekileceğini açıklamasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çelik, şunları kaydetti: "ABD çekileceğini açıkladıktan sonra yeniden orada birtakım oluşumlar meydana gelmeye başladı. Türkiye Cumhuriyeti'ni tehdit edebileceklerini zannediyorlar. Orada PKK, PYD vasıtasıyla kurabilecekleri devletlerle, milli güvenliğimize bir tehdit oluşturabileceklerini sanıyorlar. Buradan, Maraş'tan bir kere daha söylüyoruz; Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı Suriye'nin kuzeyinde tehdit oluşturmaya kalkanlara karşı Maraşlının sözüyle söylüyoruz, asla müsaade etmeyeceğiz, asla izin vermeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, dost arayanlar için yeryüzünde eşsiz bir dosttur. Türkiye Cumhuriyeti, dostluğunu isteyenler için dostunu asla yarı yolda koymayacak, dostsunu asla yarı yolda bırakmayacak eşsiz ve fedakâr bir dosttur. Suriye topraklarında, Irak topraklarında, Türkmenler, Araplar, Kürtler, bütün kardeş halklar dost istiyorlarsa onların yegâne dostu Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ve şunu unutmasınlar; Ne Türkmenler için, ne Araplar için, ne Kürtler için bütün kardeşlerimiz için yabancı devletlerden Türkiye Cumhuriyeti'ni kötüleyerek onlara yanaşan devletlerden onlara hayır gelmez. Onlara azım olan şey, Türkiye Cumhuriyeti'nin dostluğudur. Bugüne kadar böyle olmuştur ve bundan sonra da böyle olacaktır. Etrafımızda bu terör örgütleri vasıtasıyla DEAŞ'a karşı mücadele ediyoruz diyerekten PKK'ya, PYD'ye Suriye'de bir siyasi oluşum meydana getirmek istediler. Bir devletçik kurdurtmak istediklerini, orayı bir terör bölgesi yapmak istediklerini görüyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti buna müsaade etmeyecektir."

ADAYLARI AÇIKLADI

AK Partili Ömer Çelik, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. AK Parti, Afşin'de mevcut başkan Fatih Mehmet Güven'i, Andırın'da Ahmet Doğan'ı, Dulkadiroğlu'nda mevcut başkan Necati Okay'ı, Elbistan'da Mehmet Gürbüz'ü, Ekinözü'nde Bilal Eker'i, Göksun'da mevcut başkan Hüseyin Coşkun Aydın'ı, Onikişubat'ta mevcut başkan Hanefi Mahçiçek'i, Pazarcık'ta İbrahim Yılmazcan'ı, Türkoğlu'nda mevcut başkan Osman Okumuş'u aday gösterdi. Ömer Çelik, Çağlayancerit'te MHP'nin adayı Hanifi Sarıaltun'u, Nurhak'ta ise MHP'nin ismi henüz belirlenemeyen adayını destekleyeceklerini söyledi.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Kültür merkezinin önü

- İstiklal Marşı'nın okunması

- Salondan detay

- Ömer Çelik'in kürsüye çıkması

- Çelik'in salondakileri selamlaması

- Çelik'in konuşması

- Adayların salondakileri selamlaması

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============================

16)MANİSA'DA DÜZENLENEN "JEOTERMAL ENERJİ KONFERANSI" PROTESTO EDİLDİ

MANİSA'nın Salihli ilçesindeki otelde, "Jeotermal ile Yaşamak" adlı konferans düzenlendi. Etkinlik, Salihli Çevre Derneği öncülüğünde bir araya gelen yaklaşık 400 kişi tarafından protesto edildi. Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) tarafından Salihli ilçesindeki otelde "Jeotermal ile Yaşamak" adlı konferans düzenlendi. Salihli Çevre Derneği öncülüğünde bir araya gelen yaklaşık 400 kişi ise konferansı protesto etmek için otelin önünde toplandı. Salihli'deki sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Sarıgöl ilçesinden gelen çiftçiler de protestoya destek verdi.Topluluk adına konuşan Salihli Çevre Derneği Başkanı Hakkı Uysal, Manisa'nın Salihli, Alaşehir ve Sarıgöl ilçelerinin jeotermal enerji santrali (JES) saldırısı altında olduğunu söyledi. Uysal, "Aydın Ovası'nın bir bölümünü kaybettik. Küçük Menderes kan ağlıyor. Alaşehir Ovasını kaybettik. Yaşadığımız havzada Sarıgöl, Alaşehir ve Salihli, JES kuyularıyla çepeçevre sarılmış durumda" dedi.

'JEOTERMAL ENERJİ SANTRALLERİNE KARŞIYIZ'

Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen ise Sarıgöl ilçesinin Türkiye'de üzümde söz sahibi olan bir ilçe olduğunu, kentte 500 bin ton üzüm üretimi gerçekleştirildiğini söyledi. Ülgen, "Ürettiğimiz ürünleri Rusya ve İngiltere başta olmak üzere Ortadoğu ile Avrupa'nın her yerine gönderiyoruz. Ülkemizin de her iline üzüm gönderen bir ilçeyiz. Biz Sarıgöllü çiftçiler olarak, jeotermal enerji santrallerine karşıyız. JES'ler bu ovada hayata geçerse hem bağcılık hem de hayvancılık biter" diye konuştu.

ELEŞTİRİLERE CEVAP VERDİ

Gazetecilere konferansın düzenlendiği salonun önünde açıklama yapan JESDER Başkan Yardımcısı Ufuk Şentürk, JES'lerin devletin ilgili kurumları tarafından düzenli olarak kontrol edildiğini, vatandaşların bazı konular hakkında eksik bilgilere sahip olduğunu savundu. JES'lerin herhangi bir atık üretmeden elektrik üretimi sağladığını söyleyen Şentürk, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, bizim ne ürettiğimizi, ne sattığımızı her yıl raporlar halinde yayınlar. Dolasıyla bu işletmeler, ciddi bir denetime sahiptir. Vatandaşlarımız, yer altından alınan sıcak suyun gerekli işlemler yapıldıktan sonra yeniden yerin altına gönderilmediğini söylüyorlar. Ancak JES'lerde, yer altından çekilen suyun bir gramı dahi eksiltilmeden reenjeksiyon yöntemiyle tekrar alınan kaynağa gönderilir. Bunun maliyeti ise her santrale toplam cirosunun yüzde 20'si kadardır. Buda 25 megawattlık bir santralde yıllık 5 milyon dolara mal olur. Bütün santrallerimiz sürdürülebilirlik için bu maliyete katlanırlar, katlanmak zorundadırlar. Tüm santrallerimizin tamamı ürettiği brüt enerjinin en az yüzde 20'sini kendi soğutma kulelerinde ve reenjeksiyon pompalarında kullanarak yok eder. Geriye kalan yüzde 80'lik kısmı da satar. Eğer bu suyu geri göndermezsek, kaynaklar yok olur" dedi.

'SANTRALLERİN TAMAMI HABERSİZ DENETLENDİ'

Türkiye'de faaliyet gösteren 57 santralin tamamının Enerji Bakanlığı'nın talebiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın mühendisleri tarafından denetlendiğini kaydeden Şentürk, "Bu denetimlerin tamamı, Türkiye'de faaliyet gösteren jeotermal enerji santrallerine yönelikti. Ve tamamı habersiz gerçekleştirildi. Sadece reenjeksiyon faaliyetleri değil, santrallerden çıkan gürültüler, atık sular bir mühendis ordusu tarafından denetlendi. Tek bir santralimizde dahi özellikle reenjeksiyon konusunda sorun tespit edilmedi" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Protestolardan görüntü

- Salihli Çevre Derneği Başkanı Hakkı Uysal'ın konuşması

- Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Başkan Yardımcısı Ufuk Şentürk'ün konuşması

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================

17)TÜRK OCAKLARI'NDAN ÇİN'E DOĞU TÜRKİSTAN TEPKİSİ

TÜRK Ocakları Kahramanmaraş İl Başkanlığı, Doğu Türkistan'da yaşayanlara yapılan baskılardan dolayı Çin hükümetine tepki gösterip imza kampanyası başlattı.

İl özel İdaresi önünde gerçekleşen imza kampanyası öncesi Türk Ocakları Kahramanmaraş Gençlik Kolları Başkanı Kadir Can Şentürk bir açıklama yaptı. Çin Halk Cumhuriyeti'nin 1949'dan bu yana çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türklerden oluşan Doğu Türkistan halkına baskı ve zulüm yaptığını söyledi.

Doğu Türkistanlıların eğitim kampları adı altında esir tutulduğunu ifade eden Şentürk, şöyle konuştu:

"Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini, dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Cin'in, Doğu Türkistan'da uzun süredir terörizm ve dini aşırılılık bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan haklan ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve yeniden eğitim kampları adıyla hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu 1 milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor, başta Türkiye Cumhuriyeti'nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz."

"ANNE VE BABAM ÇİN NAZİ KAMPINDA"

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde okuyan Doğu Türkistanlı Abdulhamid Hamdullah ise Çin'i hükümetinin kendilerine yıllardır zulmettiğini söyledi. Ailesinden yaklaşık 3 yıldır haber alamadığını ifade eden Hamdullah, "Anne ve babam şu anda Çin tarafından Nazi kamplarına alınmış bir durumda. Ben, Çin Başkanına seslenmek istiyorum. Anne babamın, biz öğrenciyiz bizim suçumuz ne? Annemi, babamı ve tüm Uyguları serbest bırakmasını istiyorum" dedi.

Konuşmaların ardından kalabalıktakiler Çin'e tepkilerini göstermek için başlatılan kampanyaya imza atarak destek verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------

- Doğru Türkistan pankartı

- Vatandaşların imza atması

- Toplanan kalabalık

- Kadir Can Şentürk'ün açıklama yapması

- Abdulhamid Hamdullah'ın açıklama yapması

- Kampanyayı imzalayanlar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================

18)İZMİR'DE KÖPEĞE SATIRLI SALDIRI İDDİASI

İZMİR'in Aliağa ilçesinde, kimliği belirsiz kişi veya kişiler, iddiaya göre bir köpeğe kesici aletle saldırdı. Olayda göğsünden yaralanan talihsiz köpek, yaşadığı evin bahçesine sığındı.

Olay, akşam saatlerinde Yeni Mahalle yakınlarında meydana geldi. Ali Hıdır Coşkun'un sahibi olduğu köpeğe, iddiaya göre kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler, kesici aletle saldırdı. Olayda göğsünden yaralanan talihsiz köpek, kaçarak yaşadığı evin bahçesine sığındı. Köpeği kanlar içerisinde yatarken gören çevredekiler, durumu Coşkun'a bildirdi. Eve gelen Coşkun, köpeğini alarak veteriner hekime götürdü. Köpeğe müdahalede bulunan veteriner, göğsündeki yaranın satırla yapıldığını öne sürdü. Coşkun, yapılan tedavinin ardından köpeğini eve götürdü. Evinde köpeğine bakmaya devam eden Coşkun, gerekli yerlere şikayette bulunacağını ve bunu yapan kişi veya kişilerin yakalanmasını istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------

-Köpeğin veterinerde tedavi görmesi

-Vatandaşın olayı anlatması

- Köpekten fotoğraflar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===========================

19)ÇANAKKALE'DE ÇAYA ATLAYARAK İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNAN KİŞİ, KAYBOLDU

ÇANAKKALE'nin Biga ilçesinde, kimliği belirsiz kişi iddiaya göre, Avcılar Köprüsü'nden Kocabaş Çayı'na atlayarak intihar girişiminde bulundu. Akıntıya kapılarak, gözden kaybolan kişi için arama çalışması başlatıldı.Olay, saat 22.00 sıralarında Avcılar Köprüsü üzerine meydana geldi. İddiaya göre, köprüye gelen kimliği belirsiz kişi, Kocabaş Çayı'na atladı. Çaya atlayan kişiyi görenler, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, çayın içinde bir kişinin akıntıya kapılarak sürüklendiğini gördü. Akıntının şiddetli ve su seviyesinin yüksek olması nedeniyle polis müdahale edemeyince jandarma, itfaiye, AFAD ve sağlık ekiplerine haber verildi. Bu sırada çayda sürüklenen kişi gözden kayboldu.

Bölgeye gelen yaklaşık 30 kişilik ekip, çayda kaybolan kişiyi bulmak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------

-Çaydaki arama çalışmalarından görüntüler.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================

20)KARADENİZLİ, HAMSİYE HASRET KALDI

KARADENİZ'de, hamsi sürülerinin deniz suyunun daha soğuk olduğu kuzey sahillerine yönelmesi ile tezgahlar boş kaldı.

Hamsi sürülerinin, deniz suyunun daha soğuk olduğu Gürcistan, Rusya ve Ukrayna kıyılarına yönelmesi ile tezgahlar boş kalınca, Trabzon'da vatandaşlar hamsiye hasret kaldı. Trabzon'da kilosu 20 liraya kadar yükselen hamsi vatandaşların da cebini zorluyor. Balıkçılar ile vatandaşlar arasında ise yüksek fiyatlı hamsi tartışması yaşanıyor. Balıkçılar, hamsi sürülerinin kuzeye yöneldiğini anlatıyor, fırtınalı denizde ava çıkamadıklarını belirterek fiyat artışını açıklamaya çalışıyor. Hamsiye hasret kaldıklarını anlatan vatandaşlarda hamsi yemedikleri zaman sinirli olduklarını belirtiyor. Karadenizli vatandaşlar, hamsi sürülerinin yeniden güneye yönelerek bollaşması ve fiyatının ucuzlamasını bekliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------

- Muhabir anonsu

- Hamsi tezgahları

- Vatandaş ve balıkçı röportajları

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================

21)ADANALILAR ÇUKUROVA KİTAP FUARI'NA AKIN ETTİ

ADANA'da bu yıl 12'ncisi düzenlenen Çukurova Kitap Fuarı'nın bitimine bir gün kala vatandaşlar TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'ne akın etti. 350 bin ziyaretçi ile yeni bir rekor hedeflenen Çukurova Kitap Fuarı'nda Adanalılar, kitap aşkıyla uzun kuyruklar oluşturdu.

Adana'da yılın ilk fuarı olan ve 5 Ocak Cumartesi günü başlayan 12'nci Çukurova Kitap Fuarı, kapılarını bugün kapatacak. Fuarın bitimine bir gün kala kitapseverler, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'ne akın etti. Uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar, fuar boyunca sevdikleri yazarlarla tanışma ve kitaplarını imzalatma imkanı da buldu. Fuarın sokakları doldu taştı, içeri girmek için bekleyenler uzun uzun kuyruklar oluşturdu. Otomobilleriyle fuara gelenler ise yer bulmak için uzun süre uğraştı. Fuardaki görevliler, akın eden vatandaşları sırayla içeriye aldı. Her yıl bir öncekinden daha çok ziyaretçiyi ağırlayan Çukurova Kitap Fuarı'nda, bu yıl 350 bin ziyaretçiyi ile yeni bir rekor hedefleniyor. 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun stant açtığı fuarda, panel, söyleşi, atölye çalışmaları ve çocuk etkinliklerinden oluşan 70 kültür etkinliği gerçekleştirilmiş olacak.

"REKOR KIRIYORUZ"

TÜYAP Adana Bölge Müdürü Salih Gökmen, bu yıl 12'ncisini düzenledikleri fuarla ilgili olarak, "Önceki yıl 341 bin olan ziyaretçi sayısının, 350 binle geçilmesini bekliyoruz. Son 6 gündür yaşamış olduğumuz fuara olan ilgi bizi bu sene yeniden rekor kıracağımızı gösteriyor. Bununla ilgili olarakta mutluyuz. Geçen yılı bugünle kıyasladığımızda, geçen yıl 74 bin olan ziyaretçi sayısı bugün 80 bin civarında olduğunu bekliyoruz. Yarın (bugün) fuarımızın son günü olması sebebiyle rekor yaşayabiliriz. Adım atacak yer yok fuarımızda. Fuara gelen 5 kavşak ilerisinden yollar kilitlenmiş durumda. Çukurova'da insanlar gerçekten kitap okuyor, benimsediler ve çok ilgi gösteriyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

- Fuardaki kalabalıktan genel ve detay görüntüler

- Kitap imzalatanlar

- Valinin gelişi

- Bir ziyaretçi ile röp.

- TÜYAP Adana Bölge Müdürü Salih Gökmen ile röp.

- Kuyruktan genel ve detay görüntüler

***

- Fuarın içinden drone görüntüleri

- Dışarıdaki kalabalıktan ve sıradan drone görüntüleri

- Araçlardan görüntü

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================

22)CEYHAN'DA VATANDAŞLARA 20 BİN BEZ ÇANTA DAĞITILDI

ADANA'nın Ceyhan ilçesi'nde, plastik poşet kullanımının azaltılmasına yönelik vatandaşlara 20 bin ücretsiz bez torba dağıtıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın plastik poşet kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalara destek vermek amacıyla Ceyhan Belediyesi ilçe genelinde bez torba dağıttı. Kapalı semt pazarlarına gelen Ceyhan İlçe Belediye Başkanı Ali Alper Boydak, bez torbaları vatandaşlara dağıtarak, kampanyaya destek verilmesini söyledi.

Boydak, " Plastik ürünlerin doğaya verdiği zararı engellemek için ilçe genelinde 20 bin bez torba dağıtacağız. Bu kampanyayı destekleyen tüm duyarlı vatandaşlarımıza teşükker ederiz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Ceyhan Belediye Başkanı Ali Alper Boydak Halk Pazarı detay

-Başkanın pazarcı esnafı ile selamlaşması, vatandaşlara bilgi verip torba dağıtması

-Zabıta ekipleri vatandaşlara bez torba verirken

-Başkan, alışveriş yapıp bez torbaya koyarken

-Başkan Boydak ile röp.

SÜRE : 3" 00" BOYUT : 240 MB

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05