Dha İstanbul Bülteni- 3

Dha İstanbul Bülteni- 3

Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ / PDY) üyelerince kullanılan Bylock kriptografik haberleşme sisteminin gerçek kullanıcısı...

1-İSTANBUL MERKEZLİ 17 İLDE BYLOCK OPERASYONU: 25 ŞÜPHELİ YAKALANDI

Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ / PDY) üyelerince kullanılan Bylock kriptografik haberleşme sisteminin gerçek kullanıcısı oldukları tespit edilen 68 şüpheli hakkında operasyon düzenlendi. 17 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 25 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan Bylock haberleşme sisteminin gerçek kullanıcısı oldukları tespit edilen 68 şüphelinin yakalanmasına yönelik bu sabah operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 17 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda, 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari şüphelileri yakalamak için çalışmalar devam ediyor.

==========================================

2-İRANLILARI SOYAN İRANLI SAHTE POLİSLER KAMERADA

İSTANBUL'da sahte polis rozeti fotoğrafıyla İran uyruklu turistleri dolandıran İranlı kadın ile iki üvey oğlu yakalandı. İran uyruklu şüphelilerin kiraladıkları otomobillerle 7 olay gerçekleştirdikleri tespit edilirken, şüphelilerin vatandaşlarını dolandırdığı o anlar kameralara yansıdı.

TURİSTLER ŞİKAYETÇİ OLDU

İstanbul'da polise başvuran İranlı turistler kendilerini polis olarak tanıtan biri kadın iki kişi tarafından durdurulduklarını ve paralarının çalındığını söyleyerek şikayetçi oldu. İranlı turistler şikayet dilekçelerinde "Yanımızda durup polis kimliği gösterdiler. Sözde üzerimizi aradılar. Daha sonra yanımızdan ayrıldılar. Onlar gittikten sonra paraları kontrol ettiğimizde yarısının olmadığını gördük." dedi.

POLİS ŞÜPHELİ KADINI ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE BULDU

Asayiş Şube Müdürlüğü, Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturmada polis güvenlik kamera görüntülerinden şüphelileri belirledi. Yapılan çalışmanın ardından olayın kadın şüphelisi Bakırköy'de bir alışveriş merkezinde görüldü. Polis kadın şüpheliyi fark ettirmeden evine kadar takip etti. Bir süre izlenen eve 17 Temmuz tarihinde operasyon yapıldı.

İKİ ÜVEY OĞLUYLA BİRLİKTE YAKALANDI

Baskında polis süsü vererek hırsızlık olaylarını gerçekleştiren Farzaneh M.(38) ile üvey oğulları Ayoub K.(39) ve Emrah Ali A.(29) gözaltına alındı. Polisin evde yaptığı aramada şüphelilerin olaylar sırasında kullandığı bilgisayar çıktısıyla elde edilmiş ve bir kartona yapıştırılmış üzerinde "155 polis imdat" yazan polis rozeti ile kiraladıkları otomobillerin plakasını değiştirmekte kullandıkları yapıştırmalı harfler ele geçirildi. Şüphelilerin otomobil kiralarken kullandıkları sahte pasaportlarda aynı evde ele geçirildi.

YÖNTEMLERİ ORTAYA ÇIKARILDI

Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliğinde sorgulanan şüphelilerin kiraladıkları otomobillerle İranlı turistlerin yanlarına yaklaştıkları, polis olduklarını söyleyip sözde üzerlerinde arama yaptıkları öğrenildi. Bu arama sırasında buldukları paraların yarısını çalan hırsızların daha sonra "Üzerinizde şüpheli bir şey çıkmadı" diyerek kurbanlarının yanından ayrıldıkları öğrenildi.

7 OLAYLARI VAR

Turistlerin paralarını kontrol ettiğinde hırsızlık olayının ortaya çıktığı belirtildi. Polisin yaptığı inceleme sonucu 7 ayrı eylem gerçekleştiren şüphelilerin toplamda 20 bin dolar para ile 5 bin lira çaldıkları tespit edildi. Şüpheliler işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Şüphelilerin İranlı turistleri durdurması

-Otomobilden turistlerle konuşmaları

-Turistin para vermesi

-Şüphelilerin parayı alınca otomobille uzaklaşmaları

(AKTÜEL)

-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

19.07.2019 -14.03 Haber Kodu : 190719087

==========================================

3- İMAMOĞLU: YÜZDE 90'A YAKINI İSTİFA ETTİ

İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "(iştirakler) Yüzde 90'a yakın yönetimi kurulu başkanları ve vekilleri istifa etti" dedi.

Fransa Büyükelçisi Charles Fries ile İspanya Büyükelçisi Juan Gonzalez-Barba, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na tebrik ziyaretlerinde bulundu. Fransız ve İspanyol diplomatları ayrı ayrı kabul eden İmamoğlu, ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ziyaretlerin ardından gazetecilerin İBB iştiraklerinde görev yapan genel müdür ve yönetim kurulu başkanlarının durumuyla ilgili sorusuna İmamoğlu, "Dün itibariyle istifa edecekleri yönünde bana meclis 1. Başkanvekili dönüş yaptı, Göksel bey. Ben de açıkçası bunu yapmalarının doğru olacağını, "bizim yönetimi devralarak vatandaşa hesap vermeye başlayacağımız anı belirlemiş olacaksınız" dedim. Dolayısıyla böyle bir dönüş yaptı" dedi.

"GENEL MÜDÜRLERİ DE GÖREVLERİNDEN ALDILAR"

İmamoğlu, " Bugün aldığım bilgiler ışığında yüzde 90'a yakın yönetim kurulu başkanları vekilleri ve genel müdürleri daha doğrusu yönetimi kurulu başkanları ve vekilleri istifa ettiler. Genel müdürleri de görevlerinden aldılar. Dolayısıyla artık önümüzdeki süreç en azından kısmen açılmış oldu. Biz bununla ilgili yetkimizi kullanarak görevlendirmelere başlayacağız. Bu kanaatin oluşması ve bu talebimizi ilettikten sonra bu sürecin oluşmasına katkı sundukları için de teşekkür ediyorum. Gecikmiş bir karardı. Meclis başkan vekilini teşekkür ediyorum diğer arkadaşlarına da. Şu an süreci arkadaşlarımız takip ediyor. Bu şirketlerle ilgili yönetim atamaları en azından hızlıca geçici arkadaşlarımız da olabilir bunun içinde. Yönetim atamaları ile ve daha sonra da karar verdiğimiz arkadaşlarımla yeni yönetim kurullarını oluşturarak ve tabii ki oradaki genel müdür ve diğer yöneticileri oluşturarak az önce sorduğunuz soruya ya da bunun gibi bir çok soruya cevap verme fırsatımız olacak. Bu incelemeyi ve denetlemeyi yaptıktan sonra" diye konuştu.

İmamoğlu İSKİ ve İETT genel müdürlerin de istifa edeceğini, bakanlık onayı nedeniyle sürecin devam ettiğini ifade etti.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Ziyaretten görüntü

-İmamoğlu'nun açıklaması

-Detaylar

19.07.2019 - 12.37 Haber Kodu : 190719068

====================================================

(Aktüel görüntüyle geniş haber)

4-BAŞAKŞEHİR'DE HURDALIKTA YANGIN

BAŞAKŞEHİR'de hurdaların bulunduğu alanda yangın çıktı. Yoğun dumanın çıktığı hurdalık yangını, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Ziya Gökalp Mahallesi, Abdullah Paşa Caddesi'nde bulunan hurdalık alanda saat 10.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Hurda kağıt ve plastik malzemelerin bulunduğu alanda alevler kısa sürede tüm hurdalığı sardı. Çalışanların ihbarıyla olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis yangının olduğu caddeyi trafiğe kapatırken, Başakşehir, Bağcılar ve İkitelli itfaiyeleri yangına müdahale etti. Yangın sebebiyle oluşan yoğun duman bölgeyi kaplarken yaklaşık 30 dakikalık müdahalenin ardından yangın kontrol altına alındı. Yangında ölen veya yaralanan olmazken yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Yangına müdahale detaylar

-İtfaiyenin çalışması

-Hurdalıktan detaylar

-Genel ve detaylar

19.07.2019 - 11.47 Haber Kodu : 190719055

================================================

5-SULTANGAZİ'DE SURİYELİ UYUŞTURUCU SATICILARINA OPERASYON

Sultangazi'de uyuşturucu hap satışı yapan Suriye uyruklu iki kişi mahalle bekçilerinin kimlik kontrolü sırasında yakalandı. Operasyon devamında şüphelilerle bağlantılı oldukları tespit edilen 4 şüpheli ile birlikte 6 kişi tutuklandı.

Sultangazi'de 9 Temmuz akşamı mahalle bekçileri durumundan şüphelendikleri iki kişiye kimlik kontrolü yaptı. Suriye uyruklu oldukları öğrenilen Casım El-Medad M. (32) ile Salih T.'nin (25) yapılan üst aramasında 745 kapsül uyuşturucu hap ele geçirildi. Şüpheliler uyuşturucu ticareti yapmaktan sevk edildikleri mahkemede tutuklanırken, bu kişilerle bağlantılı oldukları ve uyuşturucu madde temin ettikleri tespit edilen 3 ayrı adrese operasyon yapıldı. Operasyonda Suriye uyruklu Ahmed H. (35), Mohammed Anas A. (20) Abdul Mejad A. (27), Suheyl M. (28) gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 941 adet captagon ve 230 adet ramadal türü uyuşturucu hap, yarım kiloya yakın afyon sakızı ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği düşünülen 9 bin 740 lira para ele geçirildi. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü

-Şüphelilerinin emniyetten çıkışı

-Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin fotoğrafları

19.07.2019 -14.08 Haber Kodu : 190719088

==============================================

6-SAHAFLAR ÇARŞISI'NIN SEMBOL İSMİ KİTAPLARINI ÜSTÜNE ASARAK SATIYOR

BEYAZIT Sahaflar Çarşısı'nda bulunan çınar ağacının altında 50 yıldır kitap satan ve çarşının simgelerinden biri haline gelen Hüseyin Avni Dede (65)'nin tezgahı kapatılmıştı. Dede, çınar ağacının altında kendi şiir kitaplarını yeleğine asarak satmaya başladı.

Hüseyin Avni Dede 1968'den beri kendi şiir kitaplarının da aralarında bulunduğu kitap, kasetler, pullar, fotoğraflar, eski para ve küçük antikalardan oluşan sergisini Beyazıt Sahaflar Çarşısı'nda bulunan çınar ağacının altında satıyordu. Geçtiğimiz yıl haziran ayında belediyenin çınar altını seyyar satıcılara yasaklamasının ardından tezgah açamaz oldu. Sahaflar Çarşısı'nın simgelerinden olan Dede olayların orada tezgah açarak para kazanan kişiler arasında yer kavgası çıkmasıyla başladığını ve zabıtaların o tarihten bu güne kadar bölgede kimsenin tezgah açmasına izin vermediğini söylüyor. 50 yıldır kitap sattığı çınar altındaki tezgahını açamayan Hüseyin Avni Dede şiir kitaplarını yeleğine asarak satmaya başladı.

"BURAYI BIRAKAMIYORUM"

Hüseyin Avni Dede, "25 Haziran 2018'den beri burada sergi açamıyorum. Burası bir çıkmaz sokağa döndü. Buraya barikat kurdular, belediye zabıtaları nöbet tuttu. Bu yüzden esnaf burayı terk etti ama ben yine yerimde kaldım. Bana serbestlik tanıyorlardı, sergimi açıyordum ama emsal teşkil etmeyeyim diye benim tezgah açmamı da yasakladılar. Ben de o yasağa uydum ama beni yurt içi ve yurt dışından tanıyanlar burada buluyorlar o yüzden burayı bırakamıyorum. Sergimi açamayınca mecburen bir tel koydum. Orada kitaplarım duruyor. Eş dost gelince onlara kitap veriyorum. Eskiden hiç olmazsa kitabın yanı sıra eski paralar, değişik objeler de satıyordum. Şimdi iş iyice zorlaştı ve bazen hiç iş yapmadığım oluyor. Kitapları ağaca asarak satmaya başlamıştım, ona da izin vermediler. Bu kez üzerime çengelli iğneyle asmaya başladım. Böyle çare buldum. Bu şekilde de işin ciddiyeti olmuyor. Tanımayanlar farklı gözle bakınca ben de bayağı zorluk çekiyorum." dedi.

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Avni Dede ile röportaj

-Sahaflardan görüntü

-Çarşıda gezenler

-Avni Dede'den detaylar

-Genel ve detaylar

19.07.2019 -11.15 Haber Kodu : 190719047

========================================

7- PROF. DR. ULUDÜZ: MİGREN HASTALIĞINDA AMELİYAT, SÜLÜK, HACAMAT TEDAVİSİNİN YERİ YOK

TÜRK Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, migreni olan hastaları, hacamat ve benzeri alternatif tedavi yöntemleri ile tedavi ettiğini iddia edenlere karşı uyardı. Prof. Dr. Uludüz, migren tedavisi için gereksiz cerrahi uygulamalar yapıldığına da dikkat çekerek, "Son yıllarda karşımıza gelen 10 hastadan biri migren cerrahisine gidiyor. Migrende cerrahi tedavi diye bir yöntem yoktur" dedi.

Her 10 erkeğin 1'inde, her 10 kadının ise 2'sinde görülen migren ciddi anlamda işgücü kaybına neden oluyor. Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından 22 Temmuz "Dünya Beyin Günü" olarak kutlanırken, bu yılın teması "migren" oldu. Türk Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, migrenin belirtilerine dikkat çekerek migrenin diğer baş ağrılarından ayrılabileceğini belirtti. Prof. Dr. Derya Uludüz, şunları söyledi: "Kişi kendi migrenini tanıyabilir. Öncelikle baş ağrısı sırasında bulantınız varsa, bu baş ağrısı sizi işinizden gücünüzden alıkoyuyorsa ve karanlık bir odada yatmanıza ve istirahat etmenize neden oluyorsa, ayrıca ışıktan rahatsız oluyorsanız bunun migren olma olasılığı yüksektir."

'MİGRENİN NET BİR TEDAVİSİ YOK AMA ÖNLENEBİLİR'

Migrenin net bir tedavisi olmadığını belirten Prof. Dr. Uludüz, bazı önlemler ile hastaların kendilerini koruyabileceklerini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Tetikleyici faktörlerden uzak durulduğunda migren atağını önleyebiliyorsun. Bir kere susuz kalmamamız gerekiyor. Her gün kilo başı 30 mililitre su içmemiz gerekiyor. Bu da ortalama 2 litreye denk geliyor. İkincisi uykusuz kalmayacağız ya da çok fazla uyumayacağız. Bazen hafta içi çok çalışıyoruz, az uyuyoruz. Hafta sonu da bunu telafi etmeye çalışıyoruz. Saat düzeni değiştiğinde de yine migren atağı gelebilir. Hafta içi 6 saat uyurken, hafta sonu 10 saat uyuduğunuzda düzeniniz değişeceği için migren atağınız tetiklenecektir. Uykunuzu çok düzenli uyumanız gerekiyor. Hafta içi ile hafta sonu arasında 1 saatten fazla zaman aralığı olmamalı. Beslenme düzeni de ayrıca çok önemli. Öğün atlamak migren atağını tetikleyen önemli nedenlerden bir tanesi. Düzenli yemek yemeniz sizi korur çünkü şeker düşüklüğü migreni en çok tetikleyen faktörlerden bir tanesi. Hareketsizlik de yine nedenlerden biri. Hareket etmezseniz baş ağrıları da olabilir, eklem ağrıları da olabilir. Demek ki her gün en azından 5 bin adım atacak şekilde yürümemiz gerekiyor. Ayrıca stresi hayatımızdan uzak tutmamız gerekiyor. Stres, çok önemli. Bunun yanı sıra hayatımızda cep telefonu, televizyon, bilgisayar gibi aletlerin kullanımını minimuma indirmek zorundayız. Tabii ki onlarsız bir hayat mümkün değil ama günde 2 saatten daha fazla olmayacak şekilde bunların kullanımını kısıtlamak çok önemli. Hele ki akşam saat 09.00'dan sonra onları odamızdan veya etrafımızdan uzaklaştırmak çok önemli çünkü elektromanyetik dalgalar da ağrıyı tetikleyen bir faktör."

'MİGRENDE HACAMAT, YOGA, AMELİYAT TEDAVİSİ YOK"

Migren tedavisinde görülen yanlış uygulamalara dikkat çeken ve uyaran Prof. Dr. Uludüz, migrenden kurtulmak için bazı hastaların ameliyat yöntemleri denediğini söyledi. Prof. Dr. Uludüz migren tedavisinde ameliyatın yeri olmadığını ifade etti ve şunları ifade etti: "Migrende önce ağrı atağını tedavi edecek yöntemlerimiz var. Bir de ağrının gelmesini önleyecek ilaçlarımız ve tedavi yöntemlerimiz var. Ancak lütfen halkımız alternatif tedavi yöntemlerinin hiçbirine aldanmasın. Hacamat, sülük tedavisi, yoga gibi yöntemlerin migrenin önlenmesinde kesin olarak yeri yoktur. Daha kötüsü ise son yıllarda karşımıza gelen 10 hastadan 1'i migren cerrahisine gidiyor. Migrende cerrahi tedavi diye bir yöntem yoktur. Bu hastaların hepsinde komplikasyon dediğimiz yan etkiler ortaya çıkacaktır. Lütfen baş ağrısı olan kişiler bu yöntemlerden uzak dursunlar. Doğruya ulaşmak için ise Başağrısı Derneği'nin web sitesine bakabilirler. Hem baş ağrısı merkezlerinin yerleri hem de hekimlerin kimler olduğunu görebilirler."

'HER 5 KADINDAN 1'İNDE MİGREN GÖRÜLÜYOR'

Türk Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Saip, bu yıl 22 Temmuz Dünya Beyin Günü dolayısıyla migren temasının işleneceğini belirtti ve "Her 5 kadının 1'inde, her 10 erkeğin de 1'inde migren görülüyor. Gerçekten çok sık ve yaygın görülüyor. Sokakta 100 kişiyi çevirirsek yaklaşık yüzde 30'u migren hastası" dedi.

'MİGRENİ OLANLARI ANLAMAYA ÇALIŞALIM"

Migrenin ciddi anlamda işgücü kaybına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Sabahattin Saip, "Özellikle iş yerinde, okullarda aile içinde migreni olan kişileri anlamaya çalışmamız gerekiyor çünkü genellikle bu insanlar hep başı ağrıyan insanlar gibi algılanabilir. Oysa bu insanlar keyiflerinden oturmuyorlar. Gerçekten ağrı çektikleri, mideleri bulandığı ve başları döndüğü için bu şekilde davranıyorlar. Lütfen migrenlileri anlamaya çalışalım ve onları sosyal çevreden uzaklaştırmayalım. Zaten hastalık kendisi böyle bir sonuca neden oluyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

-Türk Başağrısı Derneği toplantısından detaylar.

-Prof. Dr. Sabahattin Saip ile röp.

-Prof. Dr. Derya Uludüz ile röp.

-Genel ve detaylar

19.07.2019 -13.07 Haber Kodu : 190719078

DHA

HABERE YORUM KAT