• BIST 93.830
  • Altın 212,054
  • Dolar 5,4322
  • Euro 6,1485
  • Berlin 6 °C
  • Frankfurt 4 °C
  • Paris 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 8 °C
  • Stockholm 6 °C

AK Parti seçim beyannamesini açıkladı

AK Parti seçim beyannamesini açıkladı
ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu,  "1 Kasım seçimleri de sadece Türkiye'nin kaderini değil, yönünü Türkiye'ye...

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu,  "1 Kasım seçimleri de sadece Türkiye'nin kaderini değil, yönünü Türkiye'ye dönmüş Filistin'in, Suriye'nin bütün mazlum milletlerin kaderini tayin edecek bir seçimdir. Onun için 7 Haziran günü, tek başına iktidar olamadığımız zaman Bosna'dan, Üsküp'ten, Filistin'den, Suriyeliler'den gelen nice mesajlara dökülmüş göz yaşlarını hala zihnimizde tutuyoruz" dedi.

Davutoğlu, ATO Congresiumda, partisinin "Seçim Beyannamesi Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, 23 Temmuz'da yaptıkları güvenlik zirvesi sonrasında bütün güvenlik birimlerine net bir talimat verdiklerini belirterek, "Madem ki bu nifak odakları bize savaş ilan etmiştir, madem ki DEAŞ'ndan bölücü terör örgütüne kadar bütün çakallar, hainler meydana çıkmış, bizim istiklalimizi, özgürlüğümüzü, bizim demokrasimizi tehdit etmektedir. İşte bütün o odaklara haddini bildirmek sizin temel görevinizdir" diye konuştu. 

O günden bugüne güvenlik birimlerinin, büyük bir fedakarlık ve kahramanlıkla bütün terör odaklarının hadlerini bildirdiğini, demokrasiyi, özgürlükleri, ülkenin ve milletin birliğini teminat altına alacak adımları attığını ifade eden Davutoğlu, buna "huzur ve demokrasi operasyonu" dediklerini, çünkü bu terör örgütlerinin, huzuru ve demokrasiyi hedef aldıklarını vurguladı.  

Terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlara, şehit olan güvenlik görevlilerine Allah’tan rahmet dileyen Başbakan Davutoğlu, yakınlarına da sabr-ı cemil niyaz etti. 

"Bizim kardeşlik adına barış adına sergilediğimiz hüsnüniyeti, sabrı yanlış yorumlayanlar, vatandaşlarımızın ve güvenlik güçlerimizin karşısında bir tehdit unsuruna dönüştüler" ifadesini kullanan Davutoğlu, bu tehdit unsurlarına da hak ettiği cevabı verdiklerini ve çok net bir ayrımla teröristi ve teröristleri, masum vatandaşlardan ayırarak hak ettikleri cevabı verdiklerini kaydetti.  

- "Diyarbakırlı kardeşimin gözünde bu ülkenin kardeşlik ışığını gördüm"

Başbakan Davutoğlu, kendisini derinden etkileyen iki hatırasını paylaşmak istediğini ifade etti.

Kurban Bayramı'ndan önce arefe günü Konya’da bulunduğunu, daha sonra gece Diyarbakır'a geçtiğini belirten Davutoğlu, Diyarbakır Ulucami'de bayram namazı kıldığını anlattı.

"O ne güzel mekandır. O Bursa Ulucami'nin kardeşi olan Diyarbakır Ulucami de ne manevi bir atmosfer vardır" değerlendirmesini yapan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Namaz sonrasında musafaha esnasında binlerce Diyarbakırlı kardeşim, kulağıma eğilerek, 'Sayın Başbakanım, Allah sizden razı olsun, bunlara hadlerini bildirin. Allah, devletimize ve milletimiz zeval vermesin' diye dua etti. Kucaklaştığım her Diyarbakırlı kardeşimin gözünde bu ülkenin kardeşlik ışığını gördüm. Namaz sonrası olduğu için terinde kardeşliğimizin terini duydum, hissettim. O terler, ne mübarek terlerdir ki omuz omuza aynı safta duranların terleridir. O terler, ne mübarek terlerdir ki bundan sonra da bir ve bütün Türkiye Cumhuriyeti'ni yükseltecek olan terlerdir. 

Hemen onun sonrasında bu hain çetelerin bir çorbacıda katlettiği garson Şeyhmus ile orada çorba içen Osman beyin aileleriyle buluştuk. Bu da şunu gösteriyor ki terör en çirkin iğrenç yüzünü bu katliamlarda bir şekilde gösteriyor. Onlar da aynı şekilde niyazda bulundular. Kardeş kavgasını körüklemek isteyen bu çetelere karşı en yüksek gür sada, milletin her kesiminden Türkiye’nin doğusundan batısından, kuzeyinden, güneyinden gelen sada olacaktır. "

- "Bütün silahlar gömülene, üzerine beton dökülene kadar bu mücadelemiz sürecek"

Daha sonra Yüksekova’ya geçtiğini vurgulayan Davutoğlu, Dağlıca'da şehit olanların silah arkadaşlarıyla öğle yemeğinde bir araya geldiğini, karavanaya birlikte kaşık salladıklarını aktardı. 

"Onlarda da bu ülkenin birliği ve beraberliği için mücadele azmini ve kararlılığını gördüm" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün Mehmetçiklerimizin, polislerimizin alnından öpüyorum. O bayram günü ailelerinden uzakta, ülke savunmasında bulunan bu kardeşlerimizin alnından öpüyorum. O bayram günü bizi bağrına basan Diyarbakırlı kardeşlerimizin alnından öpüyorum. Bu topraklarda kardeşliği egemen kılacağız. Devletimiz, vatandaşlarımıza yönelik her türlü tehdidi bertaraf edecek güç ve kararlılıktadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ve kimse başladığımız işi yarım bırakacağımız vehmine de kapılmasın. 

Kamu düzeni ihdas edilene, bütün silahlar gömülene, üzerine beton dökülene kadar bu mücadelemiz sürecek. Bu milletin birliğine, insanlarımızın kardeşliğine yönelen her türlü tehdide karşı dimdik ayaktayız. Sırtını dağa yaslayan, dağdan aldığı emirle siyaset yapanların aramıza nifak tohumları ekmesine, bin yıllık kardeşliğimizi zedelemesine kesinlikle vermeyiz."

Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Terörün arkasındaki hain odaklar, çözümden rahatsız olan odaklardır. Bu engeli ortadan kaldıracak ve kardeşliğimize helal getirmeyecek şekilde bütün ülkeyi bütünleştirecek, toplumsal uzlaşı çalışmalarına devam edeceğiz. Aslolan milli birlik ve kardeşlik projesiyle, daha sonrasıyla Çözüm Süreci'yle tesis etmeye çalıştığımız barış iklimidir, özgürlüklerdir, kardeşliktir, huzurdur, güvendir, refahtır, ezeli ve ebedi birliğimizdir. Bizi birbirimize dost kılan, kardeş kılan, eş kılan, gönüldaş kılan, arkadaş kılan değerlerimizden bir an dahi vazgeçmeyeceğiz. Aynı kıbleye yönelenlerin kıblesini değiştirmeye, kimse muktedir olamayacaktır."

Bu kardeşliği 13 yıldır yürüttükleri demokratik siyasetin izinde özgürlükçü yeni bir anayasa ile hukuki bir zemine kavuşturarak pekiştireceklerine vurgu yapan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye’nin son 13 yılda yaptığı bütün atılımlarla elde ettiği büyük kazanımlarla asla bunlardan geri dönmeden yola devam edeceğiz. Bizim için aslolan milli birlik ve kardeşliğimizdir. Bizim için aslolan ülkenin bütün sorunlarına çözüm bulma irademizdir. Herkes emin olsun ki bu iradenin yegane siyasi temsilcisi dün olduğu gibi bugün de yarın da sadece AK Parti’dir" diye konuştu. 

- "İstiyorlar ki bu milletin çocukları birbirine düşman olsun, birbirleriyle kavga etsinler..."

Başbakan Davutoğlu, demokrasiyi her türlü vesayet girişimlerinden, her türlü kirli oyundan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da koruyacaklarını bildirdi.

Şartlar ne olursa olsun adaletten, hak ve özgürlüklerden en ufak bir taviz vermeyeceklerini belirten Davutoğlu, "Biz şunu çok iyi biliyoruz. Bugün oynanan bütün bu kirli oyunların arkasındaki temel hedef, Türkiye'yi yolundan çevirmek, yürüttüğümüz, büyüttüğümüz, yeşerttiğimiz büyük Türkiye idealine duraksama, duraklama verdirmek çabalarıdır. İstiyorlar ki bu milletin çocukları birbirine düşman olsun, birbirleriyle kavga etsinler..." ifadelerini kullandı. 

Bunların, genç fidanların özgürce serpilip büyümesini, çocukların muhabbetle kucaklaşmasını engellemek için yapıldığını vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Hedef Türkiye’dir, hedef milletimizdir,  hedef genç nesillerdir. İşte şimdi hedef edinilen bu milletin birliği ve beraberliğinin adresi de AK Parti’dir. Hedef asırlardan bu yana nice büyük medeniyetler inşa ederek gelen birliğimiz ve kardeşliğimizdir. Herkesin kendine aidiyet bağlarıyla bağlı hissettiği her insanımızın hiçbir ayırıma uğramadan mutlu yaşadığı bir Türkiye’yi bunlar istemiyorlar. Çünkü o huzurlu, o güvenli, o aydınlık Türkiye'de şiddetten beslenenlere ekmek yok, terörden beslenenlere nefretten, öfkeden beslenenlere ekmek yok.  Bölgesinde güç sahibi olan, kendi kararlarını kendi alan, her türlü zulme karşı baş kaldıran bir Türkiye istemiyorlar."

- "Biz kimse yokken Somali’de vardık, işte biz, kimse yokken Arakan'da, Afrika çöllerinde vardık, Afrika çöllerindeki kardeşlerimize ulaşırdık"

Konuşmasında Birleşmiş Milletler'de (BM) Filistin devletinin bayrağının göndere çekilmesine de değinen Davutoğlu, şunları anlattı:

"Dışişleri Bakanı iken sizler adına büyük mücadelelerin içinden geçtik. Ama hiçbir zaman unutmayacağım hatıralardan biri, 29 Kasım 2012'de BM Genel Kurulu’nda Filistin’in üye olmayan devlet statüsüyle tanınması oturumunda, Filistin adına konuşan tek dışışleri bakanı olarak Türkiye'nin ve sizin sesinizi orada yükseltmemdi.

O gün orada o konuşmada demiştim ki, 29 Kasım 2012'de birileri istemese de bir gün Filistin bayrağı, bu binanın önünde dalgalanacaktır... Allah'a hamdolsun o konuşmayı yapan, sizler adına yapan bu kardeşiniz, geçtiğimiz gün de BM binasının önünde Mahmud Abbas'ın, Filistin Devlet Başkanı'nın hemen yanında o bayrağın göndere çekilmesine şahit oldu. Bu gözler onu gördü ya, inşallah bir gün o bayrağın Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da dalgalanmasını da hep beraber göreceğiz." 

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Birçok vesileyle Mahmud Abbas hep bunu söyledi. O gün dedi, 'BM Genel Kurulu'nda birçok İslam ülkesi dışişleri bakanını gözlerim aradı. Hiç kimse yoktu, ama siz vardınız. Kimsenin olmadığı yerde olan size, AK Parti’ye, Türkiye’ye teşekkür ediyorum' dedi. İşte biz kimse yokken Somali’de vardık, işte biz, kimse yokken Arakan'da, Afrika çöllerinde vardık, Afrika çöllerindeki kardeşlerimize ulaşırdık. İşte biz AK Parti hareketi sadece Türkiye'nin değil, insanlığın onurunun, vicdanının hareketidir. 1 Kasım seçimleri de sadece Türkiye'nin kaderini değil, yönünü Türkiye'ye dönmüş Filistin'in, Suriye'nin bütün mazlum milletlerin kaderini tayin edecek bir seçimdir. Onun için 7 Haziran günü, tek başına iktidar olamadığımız zaman Bosna'dan, Üsküp'ten, Filistin'den, Suriyeliler'den gelen nice mesajlara dökülmüş göz yaşlarını hala zihnimizde tutuyoruz."

(Sürecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05