• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Berlin 8 °C
  • Frankfurt 9 °C
  • Paris 10 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 11 °C
  • Stockholm 13 °C

Pamuk'un imza gününe yoğun ilgi

Pamuk'un imza gününe yoğun ilgi
Nobel ödüllü yazar Pamuk'un "Kafamda Bir Tuhaflık" adlı yeni romanı için Yapı Kredi Yayınevi'nde düzenlenen imza gününe yoğun ilgi gösteren okurlar,...
Nobel ödüllü yazar Pamuk'un "Kafamda Bir Tuhaflık" adlı yeni romanı için Yapı Kredi Yayınevi'nde düzenlenen imza gününe yoğun ilgi gösteren okurlar, metrelerce kuyruk oluşturdu. İSTANBUL (AA) - Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un "Kafamda Bir Tuhaflık" adlı yeni romanı için Yapı Kredi Yayınevi'nde düzenlenen imza gününe kitapseverler yoğun ilgi gösterdi. Yayınevinde okurlarıyla buluşan Pamuk, yeni çıkan kitabını imzaladı. Saatlerce kuyrukta bekleyen vatandaşlar, kitaplarını Pamuk'a imzalatmanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pamuk, uzun zaman sonra, belki de 15 yılın ardından İstanbul'da imza günü düzenlediğini belirterek, şunları söyledi: "Bunun sebebi ihmaller, zorluklar. Her zaman yazarlara sorarlar, tuzak sorudur, 'Kimin için yazıyorsunuz?' diye. Çünkü şunun için, bunun için yazıyorsanız hep dışarıda kalmış biri vardır. Biz de ya da ben derim ki; 'Biz okurlarımız için yazıyoruz ama okur soyut bir kavramdır hiçbir zaman göremezsiniz'. Benim gibi bir yazar, yavaş yavaş, yıllarca, 3-4 senede ve 'Kafamda Bir Tuhaflık'ta olduğu gibi 6 senede bir kitap çıkaran bir yazar, hep okurlarını düşünür ama okur soyut bir şeydir." Pamuk, imza gününde okurlarla göz göze gelmenin mutluluğunu hissettiğini vurgulayarak, "Bu benim için çok güzel bir şey. Çünkü bir kitabı imzalarken kitabı veya başka kitaplarımı okumuş olan okurun gözünün içine bir saniye bakıyorsunuz. Biliyorsunuz ki o sizi okumuş, başka kitaplarınızı okumuş. Yazarın insanlığını, benim hayalimi, yaşadığım dünyayı, dünyayı nasıl gördüğümü, anlatmak istediğim şeyleri, niyetimi, uğraşmamı, çabamı ve yıllardır yaptığım yazıları bu okur biliyor" diye konuştu. Okurlarıyla imza gününde buluşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu yineleyen Pamuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "O okurun hayal dünyasında, maneviyatında olmak ve gitmek istediği yerde sizin ve benim yazılarımın bir yeri olduğunu düşünmek, görmek, bakışmak. Bu benim için en büyük mutluluk. Kimin için yazıyorum? İmza gününe gelen bu okurlar için yazıyorum. Bütün okurlar imza gününe gelmiyor. Bazıları da kitabımı okuyor, 'boşver imzalı kitabı ne yapayım?' diyor. Bu okurlar, bugün gördüğüm yüzlerce okur, ayrıca kitaplarımı okuduktan sonra bir de içinde imza olması için bugün kuyrukta beklediler. Hepsine büyük bir zevkle imzaladım. Çok mutluyum. Çok kalabalık oldu. Yazarlar okurlarıyla karşılaşmalılar." Pamuk, bir gazetecinin, kitabı 6 yılda yazmasına ilişkin sorusunu da "Masumiyet Müzesi'ni 6 yıl önce yayınlamıştım. İlk defa 2 roman arası 6 yıl oldu. Masumiyet Müzesi'nin bir de müzesini açtım. İlk defa 6 yıl ara verdiğim için bazı mazeretlerim var kusura bakmayın. Bundan sonra daha fazla yazacağım" şeklinde yanıtladı. Orhan Pamuk, kitabın İngilizce baskısının da daha belli olmadığını ifade etti. Bir gazetecinin, "Kitapta hem birinci tekil kendileri konuşan kahramanlar var hem de yazarın sesi var. Bu nasıl oluyor?" şeklindeki sorusu üzerine de Pamuk, şunları kaydetti: "Bu romanı yazarken kahramanlar bozacı, yoğurtçu, midyeci, dönerciler, elektrik tahsildarları, pek çok satıcıyla, zor şartlarda İstanbul sokaklarında mücadele eden arkadaşlarla görüştüm. Onların birinci tekille, 'Şöyle yaptım, böyle yaptım, tavuğu şöyle temizledim, haşladım, pilavı şu şekilde pişirdim' gibi konuşmaları beni etkiledi. Yavaş yavaş bu çok uzun süren romanı kurarken, onların sesini birinci tekil şahısla vermek istedim. Kadın kahramanların eve hapsedilmiş yalnızlıklarını, öfkelerini dile getirmek için birinci tekil şahsın çok uygun olacağını hissettim. Böylece ilk defa bir şey denedim. Bir romancı anlatıyor 3. tekil şahısla. Bir de kahramanlar sanki anlatıyı delmek isteyerek, öfkelerini dile getirmek isteyerek, araya girip kendi hikayelerini anlatıyorlar. Roman bu iki sesin yan yana gelmesiyle çalışıyor." [gallery ids="3820,3819,3818,3817"]
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İsveçli imam: Domuz eti yiyen eşcinsel olur20 Eylül 2017 Çarşamba 12:45
  • Halk arasında doğru bilinen yanlışlar20 Eylül 2017 Çarşamba 11:44
  • Türkiye liderliği yine kaptırmadı19 Eylül 2017 Salı 15:13
  • Fotoğraftan eşcinsellik tespiti17 Eylül 2017 Pazar 12:34
  • Gurbetçinin Rize'deki sıra dışı evi16 Eylül 2017 Cumartesi 08:42
  • AP Norveç’i uyardı: Artık öldürme13 Eylül 2017 Çarşamba 17:42
  • Düğüne sosyal medyadan misafir yağmuru11 Eylül 2017 Pazartesi 20:21
  • Downlular 80 günde, 25 ülkeyi gezecek11 Eylül 2017 Pazartesi 07:22
  • Solo Türk Belçika'da gösteri yaptı10 Eylül 2017 Pazar 20:48
  • Kızılay'dan Arakan'a yardım kampanyası10 Eylül 2017 Pazar 20:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
    Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05