• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Berlin -2 °C
  • Frankfurt -5 °C
  • Paris -1 °C
  • Ankara -5 °C
  • İstanbul 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Stockholm -4 °C

(Geniş Haber)cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizdeki Hukuk, Gukuk Mu?

(Geniş Haber)cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizdeki Hukuk, Gukuk Mu?
Yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır.

- Yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık ve net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan, en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için asıl olan milletimdir.

- Onlar bana bugün "Diktatör" demiş, şunu demiş, bunu demiş. Hiç umurumda değil. Bir kulağımdan girer, öbür kulağımdan çıkar. Milletim ne diyor. Önemli olan bu.

- Biz bunlara birşey söylediğimiz zaman diyorlar ki, "Biz hukuk devletiyiz, dolayısıyla biz hukuka müdahale edemeyiz, hukuk bağımsızdır, tarafsızdır." Ee, seninki tarafsız bağımsız. Bizdeki hukuk, gukuk mu? Bizimki de tarafsız bağımsız.

- Bunların elinde yakaladığımız silahlar var ya, hepsi Batı'nın silahları.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP Eş Genelbaşkanları ve bazı milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili ilk kez konuştu. Bugün Üsküdar'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin kendisine tevdi ettiği fahri doktoranın ardından cübbesini giydikten sonra konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık ve net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan, en ufak bir korkum, endişem yoktur" dedi.

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PARLAMENTODA UZANTILARI VAR"

TBMM'nin geçtiğimiz Mayıs ayında istisnasız dokunulmazlıkların tümünü kaldırdığını ve Anayasa Mahkemesi'nin de bu kararı hukuka uygun bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Bu sadece onlara yönelik bir olay değil. Fakat şuanda Batı'nın ağızına bakın. Batı şuanda nasıl değerlendirmeler yapıyor. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesine götürüldü, biliyorsunuz. Yüksek mahkeme de yapılan işlemi hukuka uygun buldu. Bunun üzerine Genel Başkanlar da dahil olmak üzere, dosyası olan milletvekilleri ilgili adliyelere gidip ifadelerini vermeye başlamışlardır. Ancak bir siyasi partinin mensupları en başından beri bu konuyu tahrik unsuru haline getirmeye çalışmışlardır. Hatta önceleri meydan okudular. "Benim dokunulmazlığımı kaldırın'. "Ben anında hemen yargıya gitmeye hazırım'. Tamam, o zaman öyle diyordun da, sonra ne oldu sana ? Daha sonra aksini yapmaya ve kaçmaya çalıştılar. Dokunulmazlıklar üzerinden meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan hatta hakaret eden bu densizlerin amacı, Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık ve net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan, en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için asıl olan milletimdir" diye konuştu.

"EN UFAK BİR KORKUM YOKTUR"

Yargının verdiği kara tepki gösteren Batılı ülkeleri eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yahu Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmedi. 53 sene AB'nin kapısında bekletilen Türkiye için Batı'dan biz ne bekleyeceğiz? Ne bekleyeceğiz. Kendimizi aldatmayalım. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. İnanın, çalışalım, gayret edelim ilim olarak, değerli hocalarım şu sevgili öğrencilerimizi geleceğe hazırlasınlar, biz bunları sollar geçeriz" dedi.

"TÜRKİYE KENDİSİNE YENİ YOL ÇİZMİŞ BİR ÜLKEDİR"

Türkiye son 3 yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık olaylara bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Erdoğan,"Türkiye kendisine yeni yol çizmiş bir ülkedir. Bundan sonra bizim için, "şu ne der', "bu ne der" diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz, ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimlerinde Türkiye'nin bunu yaptığını sözlerine ekledi.

7 HAZİRAN SONRASI YAŞANANLAR

"Türkiye 7 Haziran seçimlerinin ardından siyasi belirsizlik içine girdiğinde ben biraz seyrettim" diyerek o dönem yaşananlara değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Bakalım ne yapacaklar ? Birinci parti dolaştı, gezdi. Ardından hemen şunu başlattılar; "görevin ikinci partiye verilmesi lazım'. Yahu ben siyasette çırak değilim, kalfa da değilim. Elhamdülillah bir yere geldik, 40 yıl. Sana vereceğiz de sen ne yapacaksın? Sen bir defa Beştepe'nin yolunu bilmiyorsun. Beştepe'nin yolunu bilmediğin gibi, bir de senin sayısal durumun zaten diğer iki partiyle de bir araya gelsen, bu hükümeti kurmaya yeterli değil. Niye ? İktidar partisi sayısal olarak zaten çok çok fazla. Onun olmadığı bir ortaklık zaten hükümetin kurulması için yeterli değil. Onun için "benim zaman kaybına tahammülüm yok" dedim. Anayasa'nın amir hükmü gereğince adımı attık. Ve tekrar seçim kararını aldık. Ve millet bizim bu kararımızı paylaştı. Böylece hamdolsun yeni bir süreç başarılı bir şekilde gelişti, gelişiyor.

15 TEMMUZ ZİRVE NOKTASI

15 Temmuz darbe girişiminin bu sıkıntılı sürecin zirve noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz sonrası OHAL döneminde Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadelesini her zaman her yerde sürdürdüğünü ve bundan da asla taviz vermediğini Fırat Kalkanı operasyonunun ayrıntılarını anlatarak ifade etti.

"BİZDEKİ HUKUK GUKUK MU"

Son gelişmelerin ardından Avrupalı bakanların Türkiye'ye hücum ettiğini söyleyen Erdoğan,"Malum partiyi gidiyorlar, ziyaret ediyorlar. Ne olacak yani gelip gideceksiniz? Buradaki kararı mı değiştireceksiniz. Burada hukuk var ya. Biz bunlara birşey söylediğimiz zaman diyorlarki, "Biz hukuk devletiyiz, dolayısıyla biz hukuka müdahale edemeyiz, hukuk bağımsızdır, tarafsızdır'. Ee, seninki tarafsız, bağımsız. Bizdeki hukuk gukuk mu? Bizimki de tarafsız bağımsız. Sen nasıl saygı istiyorsan, bize de saygı duyacaksın" diye konuştu.

MERKEL'E ELEŞTİRİ

Almanya Başbakanı Merkel'e teröristlerle ilgili 4 bin MİT belgesi verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 ay kadar önce İstanbul'da yaptığımız görüşmede, "ben size dedim" 4 bin dosya vermiştim. Hatırlıyor musunuz? "Hatırlıyorum" dedi. "Ne oldu o dosyalar" dedim. "O dosyalar şuanda 4500 oldu dedi. Peki ne olacak dedim. Biriken adalet adalet değildir. Şimdi siz bu adaleti geciktiriyorsunuz. Şuanda Avrupa birlik olarak PKK'yı terör örgütü ilan etmesine rağmen şuanda teröre Avrupa yataklık yapmaktadır. Çok açık net. En basitinden Sabancı ailesi biliyorsunuz. Kaç kere, ismini vermeyeceğim faili yakalanmıştır. Bir kapıdan sokulmuş, arka kapıdan bırakılmıştır. Her alanda yaptıkları bu" şeklinde konuştu.

"ARTIK HÜCRELERİNİ OKUYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batı ülkelerine yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: Böyle baskılarla maskılarla, gazetelerle bizi karikatürize edecekler, bilmem ne yapacaklar. Bunun neticesinde de bizler geri adım atacağız. Boşuna bu şeylerle kafalarını yormasınlar. Biz bunların ne olduğunu gayet iyi tanıyoruz, biliyoruz. Tarihlerini iyi okuduk. Onu da biliyoruz. 14 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım dönemimde gayet iyi tanıdım bunları. Artık hücrelerini okuyorum.

"HİÇ UMURUMDA DEĞİL"

Onlar bana bugün, "Diktatör" demiş, şunu demiş, bunu demiş. Hiç umurumda değil. Bir kulağımdan girer öbür kulağımdan çıkar. Milletim ne diyor. Önemli olan bu. Onun için de ben "milletime efendi değil hizmetkar olmaya geldim" derken bunu kastediyorum.

"İFADEYE GİTMEZSEN ZORLA GÖTÜRÜLÜRSÜN"

Kendilerini ifadeye çağıran yargı mensuplarını ve Türk devletini hiçe sayanlara müsamaha gösterilemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Birilerinin çıkıp, "biz sizi tanımıyoruz" demesi, aslında "bunun için bize yapılacak her türlü muameleyi kabul ediyoruz" anlamına gelecek. Çünkü hukukun usulü bellidir. İfade vermeye gitmezsen, zorla götürülürsün. Bu budur. Önceki gün yapılan işlemlerin tamamı budur. Yani hukukun işletilmesidir. Hiç kimse kendisini hukukun üstünde göremez" dedi.

"KUZU KUZU GİTTİK"

Yargının her kararını kayıtsız şartsız doğru olmayacağını da söyleyen Erdoğan, kendi yaşadığı deneyimlerden söz etti. Erdoğan, "Yargı kararlarıyla ilgili itirazlarınızı usulünce işleme sokar, eleştirilerinizi de yüksek sesle ifade edebilirsiniz. Kimse yargının tarafsızlığına, bağımsızlığına, kimse yargı sürecinde tesir altına alma, ona müdahale etme hakkına sahip değildir. Benim dahil, böyle bir yetkim yoktur. Ama asla "ben bu kararı tanımıyorum'. "Hadi sıkıysa gelin zorla uygulayın', demedik demeyiz. 1999 yılında kuzu kuzu gidip Pınarhisar'da cezamızı çektik. Başka birşey söylemedik. Koskoca İstanbul'un belediye Başkanıydık. Bağırıp, çağırıp şov da yapmadık. Gittik, yattık, çıktık. Üstelik bu ceza bize, ülkeye millete ihanet ettiğimiz veya terör örgütlerini desteklediğimiz için verilmedi. Sadece ve sadece talim terbiyenin de tavsiye ettiği bir şiirden dolayı bu cezayla biz ne yazıkki muhatap olduk" diye konuştu.

TERÖRİST GİBİ DAVRANIRSANIZ, TERÖRİST MUAMELESİ GÖRÜRSÜNÜZ

"İfadeye çağrılan malum parti" olarak nitelediği HDP'li milletvekillerinin arabasıyla terör örgütüne silah taşımaktan, terörist nakline, sırtını terör örgütüne dayadığını ilan etmeye kadar birçok suçtan yargılandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu eylemlerin hiçbiri de milletvekili görevi ve sıfatıyla ilgili değildir. Siz milletvekili gibi değil de terörist gibi davranırsanız, elbette terörist muamelesi görürsünüz.

"KONU ÜLKE OLUNCA GÖZÜMÜZ KİMSEYİ GÖRMEZ"

Katılmadıkları fikrin bile ifadesine saygı duyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Ancak konu ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, vatandaşlarımızın can güvenliği olduğunda, hiç kimse kusura bakmasın gözümüz kimseyi görmez" dedi.

"BU TASARRUFLARI DA GAYET YERİNDE BULUYORUM"

Gittiği her yerde vatandaşların bu konuyu önüne getirdiğini söyleyen Erdoğan, "Milletimiz hesap soruyor. Siyaset yoluyla gelinen her görev, aynı zamanda millete hesap verme yeridir. Bizim yaptığımız, yargının görevini layıkıyla yerine getirebilmesi için gereken desteği kendilerine vermekten ibarettir. Diğer tüm işlemler, yargı ve emniyet mensuplarının tasarruflarıdır. Şahsen bu tasarrufları da gayet yerinde buluyorum" dedi.

"OBAMA BENZETMESİNE GÜLDÜM"

Batı medyasında tutuklanan eş başkanlardan biriyle ilgili yapılan "Obama" benzetmesine çok güldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Bunların gerçek yüzlerini görmek için uzağa gitmeye de gerek yok. Aynı kişilerin Cuma sabahı Diyarbakır'da patlayan bomba ile şehit edilen 11 kardeşimizle, yaralanan 100 kişiyle ilgili kaygı ifadelerini duyan var mı? Ben duymadım. Duyanlarınız oldu mu?Bunların hepsi 15 Temmuz'da zaten sınıfta kaldılar" dedi.

RAKAMLAR VERDİ

Sadece 20 Temmuz 2015 tarihinden itibaren PKK'nın 787 Güvenlik görevlisini şehit ettiği bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "312 sivil vatandaşımızı şehit etti. Bu eylemlerde 4 binin üzerinde güvenlik görevlimiz, 2 binin üzerinde vatandaşımız da yaralandı. Bölücü terör örgütüne yönelik operasyonlarda 5500 silah, 650 bin mermi, 142 ton patlayıcı malzemesi, 15 bine yakın bomba ele geçirildi. Ey Batı bunları bir duy bakalım. Bir başka ifadeyle Türkiye terör örgütüne karşı pek çok Batı ülkesinin ikinci dünya savaşından beri yaşamadığı mücadeleyi, sadece 1 yılda verdi" diye konuştu.

"DİREKT VERİYORSUNUZ ELLERİNE"

"Bunların elinde yakaladığımız silahlar var ya, hepsi Batı'nın silahları" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Artık ağır silahlar da kullanmaya başladılar. Bu silahlar da geliyor. Bahaneler hazır. Ne diyorlar? "Irak'taki koalisyon güçlerine bunları vermiştik'. "Herhalde buradan bunların eline geçti'. Yahu kimi uyutuyorsunuz ya? Bunları direkt veriyorsunuz işte ellerine.

ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ

Batı ülkelerinde bu konuyla ilgili herhangi bir endişe ve tepki sözlerine rastlamadıklarını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk milletinin maruz kaldığı terör saldırılarına bu kadar ilgisiz, bu kadar kör olanlar, hadise terör örgütleri ve onlara destek verenler olunca birden ortaya dökülüyorlar. Hal böyle olunca, bölücü terör örgütüne destek veren vekillerle ilgili feveranları da umurumuzda değil" dedi.

"ÖTEKİLER İNSAN BUNLAR DEĞİL Mİ"

" Şimdi diyecekler ki, "terör örgütü ve terör eylemleri başka, siyasi konular başka'. Tamam. Hemen bu hususu da şöyle bir masaya yatıralım" diyen Erdoğan, İktidar partisinin çok sayıda mensubunun terör örgütü tarafından öldürüldüğünü söyledi. Erdoğan, "Bakın gözaltına alınmalarından değil, teamülen öldürülmelerinden söz ediyorum. Aynı çevrelerin en küçük bir kaygılarını, derinden vazgeçtik, şöyle yüzeysel de olsa bir endişelerini görmedik, duymadık" diye konuştu.Terör örgütü tarafından kaçırılan devlet görevlileri olduğunu da söyleyen Erdoğan, "Ötekiler siyasetçi, bunlar değil mi? Ötekiler insan. Bunlar değil mi" diye sordu.

BELÇİKA MAHKEMESİNİN KARARI

Belçika'daki bir mahkemenin kararını, "nihayet ağzındaki baklayı çıkarmış" diye tanımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle konuştu: Belçika mahkemesi AB'nin terör örgütleri listesindeki PKK'nın eylemlerini terör suçu değil de, artık ne demekse "silahlı mücadele" kapsamında gördüğünü ifade etmiş. Bunların ben aklını neyle yediklerini bilemiyorum. Üst düzey tüm yöneticilerin Avrupa ülkelerinde cirit attığı nasıl olur da bu kadar rahat hareket ettiğini, biz de böylece anlamış olduk. Sorulması gereken soru şudur; Yarın Avrupa ülkelerinde terör eylemleri düzenleyen bir örgütün işlediği cinayetleri, biz veya bir başka devlet, silahlı mücadele kapsamında görmeye başlarsa ne olacak? Diyelim ki bizim bir mahkememiz çıktı, Avrupa'da herhangi bir ülkede bir yılda 700-800 güvenlik görevlisini katletmiş, bir orduyu donatacak kadar silah yakalatmış bir örgütü böyle, vasıflandırdı. Böyle bir durumda, Batı ülkelerinin vereceği tepkiyi az çok tahmin edebiliyoruz. Ama bununla da bitmiyor. Yarın ülkemde yakalanmış, bunların aradığı bir terörist olursa ve bunu da bizden isterlerse, ha o zaman bizim vereceğimiz cevap ne olacak? Onu da onlar düşünsün.

KURAN-I KERİM OKUNDU

Sağlık Bilimleri Üniversitesindeki Fahri Doktora Tevdi Töreni Tıp Fakültesi öğrencisi Afganistanlı Nur Muhammed tarafından Kuran-ı Kerim okunmasıyla başladı. Öğrenciler adına konuşan Tıp Fakültesi öğrenci Cemil Öztürk,"Abdulhamid Han'ın başlatmış olduğu bu projeyi hayata geçiren Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederim,15 Temmuz hadisesinden sonra, "vatanım için Müslümanların için nasıl faydalı olabilirim" diye sordum. Sağlık Bilimleri Üniversitesini seçtim" dedi.

SOMALİLİ ÖĞRENCİNİN "REİS" SÖZÜNE ALKIŞ

İkinci olarak Tıp Fakültesi öğrencisi Somalili Naime İbrahim konuştu. İbrahim'in, " Ey Reis'imiz Erdoğan, ben de sizin gibi İmam Hatipliyim, tekrar hoş geldiniz, sefalar getirdiğiniz" sözleri salondan alkış aldı,

İLK TEPKİ GÖSTEREN ÜNİVERSİTE OLDUK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski özel doktoru olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl de, Paralel ihanet çetesini kalkıştığı 15 Temmuz gecesinde, hainlere tepki gösteren ilk üniversite olduklarını söyledi. Erdöl, "Tıpkı 1919'da işgale, ilk tepkiyi gösteren tarihi binamıza Türk bayrağı asan meslektaşlarımız gibi, 15 Temmuz'da aynı binaya bayrak astık" diye konuştu.

ERDOĞAN CÜBBE GİYDİ

Erdöl'ün konuşmasının ardından Üniversite senatosunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a verdiği fahri doktoranın kararı okundu. Prof. Erdöl tarafından doktora Cumhurbaşkanına verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Fahri Doktora ile birlikte cübbe giydi.

NE KAMPÜS NE YERLEŞKE, KÜLLİYE

"Şu tarihi Külliyenin, ne kampüs, ne yerleşke, külliyenin aslına rücu ettiğini görmek de bizim için büyük bir heyecan doğuracaktır" diyerek restorasyon çalışmasının biran önce tamamlanmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Somalili öğrencilere dönerek, "Burada tahsillerini bitirdikten sonra onlar Somali'ye çok daha farklı dönecekler. Burada kalmayacaksınız, doğru Somali'ye. Somali'yi ayağa kaldıracaksınız. Sizi Somali bekliyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doktora verilmesi

- Törenden görüntüler

- Cumhurbaşkanının konuşması

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üniversiteden ayrılması (Aktüel görüntü)

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05