• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • Berlin 17 °C
  • Frankfurt 19 °C
  • Paris 19 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 25 °C
  • Stockholm 13 °C

Erdoğan'a dava açtı

Erdoğan'a dava açtı
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında 60 bin liralık tazminat davası açtı.

ANKARA - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hakkında 'terörist' ifadesini kullandığını öne sürdüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında 60 bin liralık tazminat davası açtı.

Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, G20 zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında hakkında 'Terörist' ifadesini kullandığını öne sürdüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine manevi istelişye dava açtı. Demirtaş'ın avukatları Sertaç Buluttekin ve Aygül Demirtaş Gökalp Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava dilekçesini verdi. 7 Haziran 2015 seçimlerinde Demirtaş'ın Eş Genel Başkanı olduğu HDP'nin 6 milyon 58 bin 489 oy alarak TBMM'de temsil edilen 3'üncü parti olduğu belirtilen dilekçede, Demirtaş'ın, Türkiye'nin en etkili muhalefet liderlerinden biri olduğu kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Demirtaş ile ilgili yargı ve yargı bağımsızlığına müdahale niteliğinde açıklamalar yaptığı iddia edilen dilekçede, şöyle denildi:

"Son olarak, hem müvekkilin kişilik haklarına saldırı, hem yürütme erkinin, yargı erki ve yargı bağımsızlığına müdahale niteliğinde bir açıklama; Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen G 20 Zirvesi'ne Türkiye Cumhuriyeti devletini temsilen Cumhurbaşkanı sıfatıyla katılan davalı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilmiştir. Anayasa'ya göre suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimse kimsenin suçlu sayılamaz. Davalı Recep Tayyip Erdoğan, mevcut durumda 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla Türkiye'nin en etkili ve yetkili kişisi konumundadır. Son Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı makamına verilen 'Devlet Başkanlığı' sıfatıyla, Cumhurbaşkanlığı görevini ifa eden davalı Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet organları üzerindeki etki ve yetkisi daha da artmıştır. Yüksek yargı mensuplarını belirlemek için verilen atama/seçme yetkileri adalet sistemi üzerinde Cumhurbaşkanının etkisi ve yetkisi çok ciddi oranda artmıştır. Davalının herhangi bir söylemi, devletin organlarında görevli birçok yetkili tarafından emir telakki edilmekteyken; müvekkil için kullandığı beyanların müvekkilin yargılandığı mahkemeleri, müvekkil aleyhine etkileyeceği güçlü bir olasılıktır. Davalının bu açıklamaları ile müvekkilin, hukuk güvenliği ve sahip olduğu adil yargılanma hakkı da davalı tarafından kabul edilemez şekilde, ihlal edilmeye çalışılmaktadır." 

Dilekçede Türkiye'de bir kişinin terör suçlusu tanımlanabilmesi için, o kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olması gerektiği belirtilirken Demirtaş ile ilgili terör suçundan kesinleşmiş hiçbir mahkumiyet kararı olmadığı kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın buna rağmen kullandığı 'terörist' ifadesi ile musamiyet karinesini yok sayarak Demirtaş'ın manevi varlığına saldırıda bulunduğu belirtilen dilekçede, şöyle devam edildi:

"Davalı, Cumhurbaşkanlığı görevini ifa eden biri olarak, vatandaşlarının tamamının haklarını korumakla mükelleftir. Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm bireylerin hukuk güvenliğini sağlamak ve korumak birinci derecede Cumhurbaşkanı'nın görevidir. Davalının Cumhurbaşkanlığı görevinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi müvekkilin hukuk güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve anayasa ile koruma altında olan birçok hakkını ihlal etme gayreti içinde olduğu görülmektedir. Davalının ifadeleri, siyasi rekabet içinde olduğu müvekkil Selahattin Demirtaş hakkında kullanması, müvekkilin siyasi faaliyetlerine yargı eliyle engel olmak istendiğine dair kuvvetli şüpheler uyandırmaktadır."

Hakkında yasal faiziyle birlikte, 60 bin 584 lira 89 kuruş manevi tazminat kararı verilmesi istenen dilekçede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının Demirtaş'ın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu öne sürüldü. Dilekçede, "Müvekkil tarafından söylendiği davalıca iddia edilen sözlerin hiçbiri, müvekkil tarafından söylenmemiştir. Örneğin müvekkil hiçbir yer ve zamanda 'Bizim arkamızda PKK, PYD, YPG var' dememişr ve bu söylem üzerinden hiç kimse ve kuruma meydan okumamıştır. Davalı, bu gerçek dışı söylemi ile müvekkili illegal bir yapılanma içinde gösterme gayreti içindedir. Toplumda ciddi bir etki ve sempatisi olan müvekkilin, anayasa göre bütün milleti temsil etmektedir. Bu konumu nedeniyle yapılan saldırılar, başta Eş Genel Başkanlığını yürüttüğü partisine oy veren 6 milyon 58 bin 489 kişi olmak üzere bütün millete yapılan saldırılardır" ifadeleri yer aldı.

 

ekran-resmi-2017-07-12-21.30.23.png

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Başörtüsü çalarken yakalandı15 Ağustos 2017 Salı 16:28
  • Mağdur tecavüzcüsüyle evlendirildi, sanık beraat etti15 Ağustos 2017 Salı 10:49
  • Cumhurbaşkanı’nın 'TC'si gitti15 Ağustos 2017 Salı 00:47
  • Gül ve Davutoğlu'nun kararı belli oldu14 Ağustos 2017 Pazartesi 20:53
  • PKK, polis kıyafeti ile katliam yapacaktı14 Ağustos 2017 Pazartesi 16:13
  • 'Sığınmacılar için Almanya hapishane gibi'14 Ağustos 2017 Pazartesi 11:55
  • MHP, yine CHP'yi eleştirdi14 Ağustos 2017 Pazartesi 11:01
  • Yeni parti kurulumunu erkene çekti13 Ağustos 2017 Pazar 23:01
  • İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne saldırı: 1 polis şehit13 Ağustos 2017 Pazar 22:55
  • 'FETÖ'cüleri kapıya koymaya mecburuz'13 Ağustos 2017 Pazar 17:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
    Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05