• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Berlin 8 °C
  • Frankfurt 9 °C
  • Paris 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 11 °C
  • Stockholm 0 °C

Dha Yurt Bülteni-9

Dha Yurt Bülteni-9
TERÖR örgütü IŞİD liderinin "Türkiye'yi işgal edin" çağrısı yaptığı iddia edilen ses kaydının yayınlanmasının ardından, bu örgüte en büyük...

IŞİD'in tehditinin ardından Gaziantep'te önlemler artırıldı

TERÖR örgütü IŞİD liderinin "Türkiye'yi işgal edin" çağrısı yaptığı iddia edilen ses kaydının yayınlanmasının ardından, bu örgüte en büyük darbenin vurulduğu kent olan Gaziantep'te, polis alarm durumuna geçti. Telsizlerinden sık sık dikkatli olunması, tedbirlerin en üst düzeyde tutulması ve toplu halde durulmaması anonslarının yapıldığı kentte, polis ekipleri olası terör olaylarına karşı teyakkuz durumuna geçti.

Terör örgütü IŞİD'in; Diyarbakır, Suruç ve Ankara'da yaptığı ve onlarca kişinin yaşamına mal olan bombalı eylemlerinin ardından yürütülen soruşturmalarda, saldırıların Gaziantep'ten organize edildiğini saptadı. Bunun üzerine kentte IŞİD'li teröristlere yönelik operasyonlar başlatıldı. Operasyonlarda onlarca örgüt üyesi, yeni ve sansasyonel eylem hazırlığındaki canlı bombalar, patlayıcılar, silahlar ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Güvenlik güçlerince yürütülen operasyonlarla olası birçok saldırı engellenirken, terör örgütü IŞİD'e de büyük darbe vuruldu.

KANLI SALDIRILAR

Suriye sınırına yakınlığı, büyükşehir olduğu için kolay gizlenilebilmesi ve patlayıcı yapımı için ihtiyaç duyulan malzemelerin temin edilmesi imkanı nedeniyle tercih edilen Gaziantep'te alınan darbelerin ardından IŞİD, intikam ve misilleme için harekete geçti. Olası bazı eylemler yine polis operasyonlarıyla engellenirken, 1 Mayıs günü bomba yüklü minibüsle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda 3 polis şehit oldu, onlarca kişi yaralandı. Yine geçen 20 Ağustos günü de Beybahçe Mahallesi'nde, Kürt kökenli vatandaşların yaşadığı Beybahçe Mahallesi'ndeki bir kına gecesinde, IŞİD'li canlı bombanın kendini patlatması sonucu çoğunluğu çocuk 57 kişi yaşamını yitirdi, 94 kişi de yaralandı.

KİLİT İSİMLER OPERASYONDA KENDİNİ PATLATTI

IŞİD'in kentte yaptığı 2 saldırının yanı sıra olası bazı saldırı girişimleri de polis operasyonlarıyla engellendi. Ankara Gar Meydanı'ndaki saldırıyı yapan canlı bombaları bu kente götürdüğü için aranan ve Antalya'da yapılacak G 20 zirvesine yönelik eylem hazırlığında olan İbrahim Halil Durgun, geçen yıl 14 Kasım gecesi polis operasyonu sırasında üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirerek öldü. Yine geçen 19 Mayıs günü kanlı saldırı hazırlığında olan terör örgütünün sözde emiri Yunus Durmaz, polis operasyonunda canlı bomba olarak kendini patlattı ve parçalanarak öldü. Son olarak geçen 16 Ekim günü de Alevi kökenli yurttaşlara yönelik saldırı için harekete geçen Suriye uyruklu "Ebu Yusuf" kod adlı Suriye uyruklu Muhammed Şerif isimli canlı bomba, polis operasyonu sırasında üzerindeki bombayı patlattı. Teröristin parçalandığı saldırıda 3 polis memuru şehit oldu, 9 kişi de yaralandı. Aynı gün polisin Burak Mahallesi'nde yaptığı operasyonda 20 Ağustos'ta 57 kişinin yaşamını yitirdiği kına gecesine yönelik kanlı saldırıyı organize ettiği saptanan terör örgütünün sözde sorumlusu "Ebu Hafs" kod adlı Mehmet Kadir Cebael, güvenlik güçlerince açılan ateşle vurulduğu sırada eve döşediği patlayıcıları infilak ettirdi ve parçalanarak öldü.

POLİS TEYAKKUZDA

Ağır darbeler alan IŞİD'in, intikam için Gaziantep'te misilleme ve intikam amacıyla yeni saldırılar yapma ihtimalini göz önünde bulunduran polis, kentte güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkardı. Teröristlerin hedefinde olan ve daha önce bomba yüklü minibüs ile saldırılar Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, etrafına beton bloklar örüldü, önünden geçen yol yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Yine kent merkezi ile ilçelerdeki Emniyet Müdürlüğü'nün ek hizmet binaları ile polis merkezlerinin çevresi de beton bariyerler ile kapatılarak olası saldırılara karşı önlem alındı.

OTEL VE PANSİYONLARA ŞOK BASKINLAR

Terör örgütüne katılmak için veya eylem için kente gelen teröristlere de polisler göz açtırmıyor. Otogar ve havaalanında şüpheli görülen gelen ve giden yolcuları mercek altına alan polis, kentte bulunan otel, pansiyon ve günlük olarak kiralanan stüdyo dairelere de şok baskınlar yaparak, burada bulunanları kimlik kontrolünden geçirerek, teröristlerin konaklamasını engelliyor. Ani baskınlarda polis aynı zamanda eğitimli köpeklerden de yararlanarak bomba araması yapıyor. Polis ekipleri aynı zamanda kent genelinde durumundan şüphelendiği veya vatandaşların şüphelenerek ihbar ettiği herkesi de durdurup, üzerini ve yanındaki çantaları arayıp, kimlik kontrolünden geçiriyor.

BAĞDADİ'NİN SES KAYDININ ARDINDAN ALARM DURUMUNA GEÇİLDİ

Terör örgütünün misilleme ve intikam eylemi yapabilme ihtimaliyle önlemlerin en üst seviyede tutulduğu Gaziantep'te, IŞİD'in sözde lideri Bağdadi'ye ait olduğu ve militanlarına Türkiye'yi işgal etmeleri çağrısı yaptığı belirtilen ses kaydının yayınlanmasının ardından güvenlik güçleri alarm durumuna geçti.

POLİSLERE, "TOPLU HALDE DURMAYIN" TALİMATI

Kent genelinde olumsuzluk yaşanmaması için tedbirler alınırken, IŞİD'in hedefinde olan polislere de sık sık uyarı anonsları yapılıyor. Polis telsizlerinden sık sık yapılan anonslarda, dikkatli olunması istenirken, toplu halde durulmaması için de uyarıda bulunuluyor. Polislerin her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olunması istenen uyarı anonsunda şöyle denildi: "Nöbet tutan polislerimiz mutlak surette çelik yeleklerini giyecekler. Hizmet binaları ve uygulama noktaları hakkında gözetleme yapabilecek şüpheli şahıs ve otolara karşı daha dikkatli ve duyarlı bulunulacak. Grup amirlerimiz bölgelerindeki hizmet binalarını sık sık kontrol edecekler. Tüm personelimiz her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olacak, kesinlikle toplu halde bulunulmayacaktır. Nokta görevlilerimiz korumakla görevli oldukları hizmet binalarının yakınına yabancı araçları kesinlikle park ettirmeyeceklerdir. Herhangi bir olumsuzluğa mahal verilmeyecektir."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------

-Gaziantep Emniyet Müdürlüğü

- Emniyet Müdürlüğü çevresindeki beton bloklar

- Polisler ve zırhlı araçlar

- Polislerin kimlik kontrolü yapması

- Otellerde köpekle yapılan aramalar

- Polis telsizlerinden yapılan uyarı anonsu

- Genel ve detay görüntüler

============================================

Silopi'ye gidecek askeri konvoy, Gaziantep'ten ayrıldı

ANKARA ve Çankırı'dan, Şırnak'ın Sinopi İlçesi'ne sevk edilen 28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Barış Gücü bünyesindeki tank ve zırhlı araçların oluşturduğu 17 TIR'lık konvoy, geceyi Gaziantep'te geçirdikten sonra öğle saatlerinde kentten ayrıldı.

Irak'ın Musul kentinin terör örgütü IŞİD'den temizlenmesi için başlatılan harekatın ardından sınırdaki Şırnak'ın Silopi İlçesi'ne Ankara ve Çankırı'dan sevk edilen 28'inci Mekanize Tugay Komutanlığı'na bağlı birliklerin oluşturduğu 15 tank, 1 çekici ve 1 vinçten oluşan 17 TIR'lık konvoy dün gece Gaziantep'e ulaştı. Geceyi kentteki 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'nın General Hayri Ataman Kışlası'nda geçiren konvoyda yer alan iş makineleri ve kamyonlar sabah saatlerinde, tanklar ise öğle saatlerinde güvenlik önlemleri arasında Silopi'ye hareket etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

- 5'inci Zırhlı Tugayı

- Güvnelik önlemi alınması

- Konvoyun kışladan çıkması

- Tank ve diğer araçlar

- TIR'ların ilerlemesi

- Genel ve detay görüntüler

==================================================

Kar yağışı ve buzlanma hayatı olumsuz etkiliyor

KAR yaşının etkili olduğu Ağrı ve ilçelerinde yağan kardan sonra oluşan buzlanma hayatı olumsuz etkilerken İl Özel İdaresi ve belediye ekipleri kapanan yolları açmaya çalışıyor.

İki gün boyunca Ağrı ve ilçelerinde etkili olan kar yağışı sonrası oluşan buzlanma ve yoğun sis nedeniyle görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle özellikle Doğubayazıt ilçe merkezinde ve köylerde yaşam felç oldu. Şehir merkezinde 30 santimi bulan kar yağışı yüksek kesimlerde 50 santime ulaştı. Öğrencilerin okula gitmekte zorlandığı ilçede, belediye ekipleri kar temizleme ve tuzlama çalışması yaparken,il özel idaresi ekipleri ise Doğubayazıt-Ağrı ve Doğubayazıt-Van karayolunu temizleme çalışması başlattı. Yağan kar ve oluşan buzlanma nedeniyle sürücüler yollarda kalırken ilçe merkezinde karın ağırlığını taşıyamayan çok sayıda ağaç kırıldı. Dün itibariyle Ağrı ve ilçelerinde 560 köy yolu kapalıyken il özel idaresinin çalışmaları sonucu 500 köy yolunun açıldığı kapalı kalan köy yollarının açılması için çalışmaların devam ettiği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kar yağışı

-Arabalar yollarda kaldı

-Buzlanma olumsuz etkiliyor

====================================================

Süryani mezarlığındaki 9 mezar tahrip edildi

ADIYAMAN'da, Süryani Kadım Mezarlığı'na kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından 9 mezar tahrip edildi.

Mara Mahallesi'nde bulunan Süryani Kadım Mezarlığı'ndaki 9 mezar kimliği belirsiz kişi veya kişilerce tahrip edildi. Taşlarını kırarak mezarları tahrip eden kişi veya kişilerin bulunarak yargıya teslim edilmesini isteyen Adıyaman Bölge Metropoliti Melki Ürek, "Birileri mezarlığımıza girmiş ve 9 mezara zarar vermiştir. Bunu değerlerimize bir saldırı olarak algılıyoruz. Bunu yapan veya yapanların biran önce bulunmasını istiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

- Süryani Kadım Mezarlığı

- Mezarlık taşlarının kırılması

- Bölge Metropoliti Melki Ürek'in açıklaması

- Ürek'in mezarlık taşlarını düzeltmesi

- Genel ve detay görüntüler

=================================================

Adil Öksüz'ün baldızları serbest bırakılırken kayınbiraderinin eşi adliyeye sevk edildi

SAKARYA'da, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Adil Öksüz'ün gözaltına alınan iki baldızı serbest bırakılırken, tutuklanan kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım'ın eşi Melike Yıldırım adliyeye sevk edildi.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında Sakarya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri dün akşam saatlerinde FETÖ soruşturması kapsamında bir ay önce yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakılan Adil Öksüz'ün baldızları Belkıs Nur Tetik, Hacer Tetik ile daha önce tutuklanan kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım'ın eşi Melike Yıldırım'ı gözaltına aldı. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen 2 baldız ve Öksüz'ün kayınbiraderinin eşi ifadalerinin ardından bu sabah saatlerinde sevk edildikleri Sakarya Cumhuriyet Savcılığı'nda ifadeleri alındıktan sonra baldızlar Belkıs Nur Tetik ve Hacer Tetik serbest bırakıldı. Adil Öztürk'ün tutuklanan kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım'ın eşi Melike Yıldırım ise Adliyeye sevk edildi.

====================================================

Cezaevi önünde açıklama yapmak isteyen HDP'liler polis engeline takıldı

KOCAELİ F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı'ya destek vermek amacıyla açıklama yapmak isteyen aralarında HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya'nın da bulunduğu araçlar İzmit girişinde durduruldu. Araçlarda arama yapılırken kente girişlerine izin verilmedi.

Kocaeli F Tipi Cezaevi'nde "Terör örgütü üyeliği" iddiasıyla tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı'ya destek olmak isteyen partililer İzmit'e doğru yola çıkarken polis geniş güvenlik önlemleri aldı. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya'nın katılımıyla cezaevinin önünde yapılması planlanan basın açıklamasına izin verilmezken, partililerin geleceği güzergahlar polis ekiplerince tutuldu. Polis, D-100 Karayolu ve TEM Otoyolu'nda önlem aldı. Polis, araçları durdurarak araçtakilerin kimliklerini kontrol etti. HDP'lilerin geldiği araçlardan çıkan pankartlar polis ekiplerince toplandıktan sonra araçlar geldikleri yerden tekrar geri döndürüldü.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

=========================================================

Organ bağışında "Kişinin günahları bana geçer mi?" sorusu

KAYSERİ Sağlık Müdürü İsmail Kılıç, kamuoyunda organ nakli ile ilgili yanlış bilgiler olduğunu anlatırken, "Diyanet'in de uyarmasına rağmen halen organ nakli işleminde nakledilecek organın, nakledilecek kişiden doğabilecek günahların da kendilerine yazılacağını düşünenler var" dedi.

'Organ Bağışı Haftas'ı nedeniyle Sağlık Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Meydanı'na organ bağışı standı kuruldu. Halkı bilgilendirmek ve organ bağışına teşvik etmek amacıyla kurulan standı ziyaret eden Sağlık Müdürü İsmail Kılıç, ülke genelinde 25 bin 361 kişinin organ nakli beklediğini söyledi. Kılıç, şöyle dedi:

"Bu sayı içerisinde böbrek bakli bekleyen 22 bin 62 kişi var. Bunun yanında 2 bin 236 kişi karaciğer, 729 kişi kalp, 272 kişi pankreas, 46 kişi akciğer, 11 kişi böbrek-pankreas, 3 kalp kapağı ve 2 de ince barsak nakli bekleyen var."

"KİŞİNİN GÜNAHLARI BANA GEÇERSE NE OLACAK?"

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışının caiz olduğunu söylediğini ve bunu kamuoyuna da açıkladığını ifade eden Dr.Kılıç, "Yine Peygamber efendimizin "Kim bir müslümanın bir ihtiyacını giderirse, Allah da ahrette onun bir ihtiyacını giderir" hadisinin hatırlatmak isterim" diye konuştu. Kamuoyunda organ bağışı konusunda halen yanlış bilgi sahibi olunduğunu ve bu konuda kendilerine yansıyan düşünceler hakkında da bilgi veren Kılıç, şöyle dedi: "Bize yansıyan genelde dini inançlar, cenazeye saygısızlık yapıldığı konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Vatandaşlarımız hayatını kaybettiğinde insanlar o anki matem havası içerisinde üzüntüleri ile cenazeye elletmek istemiyor. Yapılacak işlemin cenazeye bir eziyet olacağına inanıyorlar. Veya bu işlemin nakledilecek organın nakledilecek kişiden doğabilecek günahların kendilerine yazılacağını düşünüyorlar. Yine örneğin "Gözümü verirsem, gözüyle yanlış şeylere bakarsa" diyen bile var. Diyanet İşleri Başkanlığımızın Din İşleri Yüksek Kurulu tüm bu konularda aydınlatıcı bilgiler verdi. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun delil olarak gösterdiği Maide Süresi'ydi. Bu hafta camilerde de bu konuda vatandaşlara bilgi verilecek."

Etkinlikte daha sonra görevliler, vatandaşlara organ bağışı konusunda bilgilendirici broşürler dağıttı. Bazı kişilerin "Organ bağışı yapmak ister misiniz?" sorusuna, "Benim organlarım zaten ölmüş" yanıtını verdiği görüldü. Standa doğru yaklaşan bir kadın da "Ben şeker hastasıyım, verirsem bir sakıncası olur mu?" dedi. Ancak daha sonra standın organ nakli için kurulduğunu öğrenince, "Kan bağışı sandım" diyerek alandan uzaklaştı.

Görüntü dökümü:

------------------------

-Stanttan görüntüler

-Kayseri Sağlık Müdürü İsmail Kılıç'ın açılamaları

-Müdürlerin organ bağışında bulunmaları

-Vatandaşa broşür dağıtılması ve tepkiler

-Detaylar

=============================================

Okul bahçesinden yol geçecek olması tepki yarattı

MERSİN'in Erdemli İlçesi'nde eğitim veren Akdeniz Ortaokulu'nun bahçesinin içerisinden yol geçecek olması velilerin ve öğrencilerin tepkisine neden oldu.

Erdemli Belediyesi İmar Planı'nda, okul bahçesinin içinden yol geçeceğinin öğrenilmesi üzerine öğrenciler, veliler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri basın açıklaması yaptı.

38 dersliği, bin 282 öğrencisi olan okulun bahçesinde bir araya gelen Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan Sarı, Esnaf Odası Başkanı Halil Metik, İş Adamları Derneği Başkanı Hasan Şen, Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, Sanayi Kooperatifi Başkanı Ali Öngel, Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı İsmet Erdoğan duruma tepki gösterdi.

Grup adına konuşan Sanayi ve İş adamları Derneği Başkanı Hasan Şen, Akdeniz Ortaokulu'nun ilçenin en büyük okullarından biri olduğunu söyledi. Buna rağmen okulda çocukların oyun oynayabileceği yer sıkıntısının çok fazla olduğunu belirten Şen, "Okulumuzun toplam alanı 3 bin 500 metrekare iken, çocukların oynayabileceği oyun alanı ise bin 500 metrekaredir. Öğrenci sayımız ise bin 282 olduğu için bu alan çocuklarımız için çok dar. Bunun üstüne Erdemli Belediyesi'nin imar planında olan yolun da okul bahçesinin içerisinden geçecek olması iyice okulun alanını daraltacak. Çocuklarımız üst üste bahçeye mi çıkacaklar?" dedi.

Sorunun çözülmesini istediklerini kaydeden Şen, "Ayrıca okulun kuzey tarafından belediyeye ait olan 500 metrekare alanın da okula tahsisini istiyoruz. Belediye başkanımız bu çocukların sesini duyar ve inşallah imar planında değişiklik yapar. Bu yol bahçeden geçerse öğrenciler tam anlamıyla üst üste oynamak zorunda kalırlar. İnşallah bu sesimizi duyarlar ve gereğini yaparlar" diye konuştu.

Öğrenciler ise, oyun alanlarının dar olması nedeniyle oyun oynamakta ve spor yapmakta zorlandıklarını belirterek, tepkiye alkışla destek verdi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

=================================================

112 tek numara sistemi, vakalara ulaşma süresini uzattı

SAĞLIK Bakanlığı Eğitim ve Projeler Daire Başkanı Ufuk Diri, Antalya ve Isparta'da pilot olarak kullanılan 112 tek çağrı merkezi sisteminin vakalara ulaşma konusunda süreyi uzattığını ve yeni radikal bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Sağlık Bakanlığı, Uşak İl Sağlık Müdürlüğü ve Tüm Acil Tıp Teknisyeni ve Paramedik Derneği (TAPDER) işbirliği ile düzenlenen 1'inci Uluslararası Acil Sağlık Olimpiyatları, Antalya'nın Kemer ilçesi Beldibi mevkiinde bir otelde Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Projeler Daire Başkanı Ufuk Diri, Ak Parti Uşak Milletvekili Alim Tunç, Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Uşak İl Sağlık Müdürü Alper Cem Ünal, TAPDER Başkanı Ertuğrul Erik, Makedonya, Macaristan, Sırbistan ve Azerbaycan ve Türkiye'den de 45 ilden sağlık çalışanlarının katılımıyla başladı.

4 MİLYON HASTA SEVK EDİLDİ

Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Projeler Daire Başkanı Ufuk Diri, son yıllarda ambulans ve sağlık hizmetlerinde kullanılan araçların genç bir filo olduğunu söyledi. 80 milyon vatandaşa hızlı ve eşit seviyede hizmet vermeyi amaçladıklarını belirten Diri, "Bu sayılar yeterli değil, geliştirmeye çalışıyoruz. Özellikle iklim şartlarına göre geliştirdiğimiz kar paletli araçlarımız var. Hastanelerden çok fazla sevk yapılıyor. 4 milyonun üzerinde sevk hizmeti verdik. Bu da ülke coğrafyası nedeniyle araçlarımızın çok fazla kilometre yapmasına neden oluyor. 5 bin 100 aracımız 5 yaş araçlarımız. Önümüzdeki dönemlerde filomuza 1000 araçlık takviye yapmayı planlıyoruz. Sayıyı 2-3 katına çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.

TEK NUMARA SİSTEMİ VAKALARA ULAŞMA SÜRESİNİ UZATTI

Diri, yurt içinde vakalara ulaşma süresini 10 dakika olarak tespit ettiklerini, ancak Antalya ve Isparta'da pilot olarak kullanılan 112'den emniyet, ambulans ve itfaiyeye ulaşma sisteminin süreyi uzattığını kaydetti. Radikal bir sistem üzerinde çalıştıklarını belirten Diri, şöyle konuştu: "Yurt içinde vakalara yetişme süremizi 10 dakika olarak ölçümledik. Ama tabi proje olarak geliştirdiğimiz tek numara sistemi vakalara erişimlerde biraz etkili oldu. Yani biraz zaman uzatmaya neden oldu. Bununla alakalı yapısal anlamda radikal bir çalışmamız var. Tek numarayı yine bakanlığımızın çalışanları yönetecek ve bu sorunu en kısa sürede ortadan kaldırmış olacağız. Tek numara, olağanüstü durumlarda emniyet, itfaiye ve sağlık ekiplerinin beraber hareket edilmesi konusunda bir sistem. Uluslararası anlamda da bu şekilde çalışılıyor. Sistemin daha değişik bir versiyonunu geliştiriyoruz. Çağrıyı yine acil sağlık ekipleri karşılayıp destek kuvvetlerine emniyet ve AFAD gibi ekipler bizimle hareket edecek. Süreyi daha etkili kullanmayı amaçlıyoruz" dedi.

EN BÜYÜK SORUN GEREKSİZ ÇAĞRILAR

Sağlık ekiplerinin doğuda karla mücadele eden illerde hizmete hazır olduklarını ve şu an için herhangi bir sorun olmadığını da belirten Diri, araçların kışa hazır olduğunu kaydetti. Acil sağlık sisteminin en büyük sorununun gereksiz çağrılar olduğunu aktaran Diri, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Acil sağlık sistemlerinin en büyük sorunu gereksiz çağrılar. Bu bir kültür ve bunu en kısa sürede atlatmayı planlıyoruz. Biz ne kadar dikkat etsek de vatandaşın bu konuda bilinçlenmesi çok önemli. Sağlık çalışanlarımız artık bulunduğu noktadan sinyali alıp vakaya intikal ediyor. Hem vatandaş tarafından mobbingi hem de sağlık personelimize şiddet sarmalını bu şekilde çözüyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------

- Salondan görüntü

- Protkolün görüntüsü

- Uşak Sağlık il müdürü Dr. Alper Cem Ünal'ın konuşması

- RÖP: Ufuk Diri

=================================================

241 şehit fidanlarla yaşatılacak

BURDUR Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından 15 Temmuz darbe girişiminde yaşamını yitiren 241 şehit için Hatıra Ormanı oluşturuldu.

MAKÜ Kültür ve Sosyal Araştırmalar Topluluğu tarafından "Bir Milletin Direnişi 15 Temmuz" konulu etkinlik çerçevesinde İstiklal Yerleşkesi'nde "15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı" oluşturuldu. Darbe girişiminde şehit olan 241 kişi adına fidanların dikildiği törene MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, darbe gecesi Boğaziçi Köprüsü'nde tanklara karşı direnişiyle gündeme gelen Safiye Bayat, akademisyenler ve topluluk üyesi öğrenciler katıldı.

Yaklaşık 4 dönümlük arazi üzerinde oluşturulan hatıra ormanına ilk fidan Rektör Adem Korkmaz ile Safiye Bayat tarafından Şehit Astsubay Ömer Halisdemir adına dikildi. Öğrencilere fidanları ayda bir sulamaya ve dokunmaya gelmeleri çağrısı yapan Safiye Bayat, "Bu topluluğun MAKÜ'nün en büyük topluluklarından biri olduğunu öğrendim. Bu gençleri bir araya getirmek kolay değil. Çam dikmek hayata dokunmaktır. Bunu burada hep birlikte yapacağız" dedi.

Rektör Adem Korkmaz da "15 Temmuz'un üzerinden çok uzun zaman geçmiş gibi hissediyoruz. Tartışmalar oluyor sanki 15 Temmuz olmamış gibi. Büyük bir gerçeklik içerisinde en şiddetli şekilde gerçekleşti. Bunu unutmamamız ve unutturmamız gerekiyor" diye konuştu.

Gençlerin özellikle o gün yaşanan hadiseleri, ülkenin geleceğiyle irtibatlandırıp değerlendirmesi gerektiğine vurgu yapan Korkmaz, şöyle dedi:"Hiç kimse kusura bakmasın o gün yaşananlar sıradan ve basit hadiseler değildi. O gün İstanbul, Ankara ve ülkenin değişik yerlerinde akşam ve gecenin ilerleyen saatlerinde meydana çıkmış, silah, mermilerin ve tankların altında kendilerini hiçe sayarak canlarını feda etmiş 241 şehidimiz ve binlerce gazimiz bu gecenin en büyük tanığıdır. Üniversite olarak biz bir dizi etkinlik yapıyoruz gazilerimizle. Bir hatıra ormanı oluşturduk. Burada her şehidimiz için bir fidan dikeceğiz."

Konuşmaların ardından hatıra ormanına fidanlar dikildi.

Görüntü Dökümü

---------------

- Fidan dikilen alanda genel görüntü,

- Fidan diken öğrenciler,

-Safiye Bayat'ın konuşması,

- Rektör Korkmaz'ın konuşması,

- Detay

====================================================

Balıkçılık ve sucul canlılar sempozyumu

ANTALYA'nın Kemer İlçesi'nde düzenlenen Uluslararası Balıkçılık ve Sucul Canlılar Sempozyumu, başladı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından düzenlenen Uluslararası Balıkçılık ve Sucul Canlılar Sempozyumu Limak Limra Otel'de başladı. Sempozyuma, 20 farklı ülkeden 60'ı yabancı yaklaşık 500 bilim insanı, akademisyen ve uzman katılıyor. 2 yılda bir yapılan sempozyumda, su kalitesi izleme ve yönetimi, su ürünleri işletme ve teknolojisi, balık hastalıkları, biyo-teknoloji ve genetik, balıkçılık biyolojisi ve yönetimi, sucul biyolojik çeşitlilik ve su ürünleri yetiştiriciliği konuları tartışılacak. Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Mahir Kanyılmaz, sempozyumun bu yıl 12'ncisinin düzenlendiğini söyledi. Kanyılmaz, sempozyumda yabancı katılımcılara hem ülkeyi tanıtma hem de bilimsel faaliyetleri anlatma fırsatı bulacaklarını aktardı.

Hacettepe Üniversitesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Yerli, balıkçılık ve akuatik bilimler konusunda Türkiye'nin eksikleri olduğunu anlattı. Yerli, şöyle dedi: "Görünürde güçlü bir mevzuatımız var ama bu alana yansımıyor. İlerleyen zaman içerisinde mevzuattan gelen araçları teknik araçlarla birleştirmeye başladık. Gemi izlemesi, balıkçıların izlenmesi, balıkçılıkla uğraşan nüfusun sosyo-ekonomik durumunu gözden geçirilmesi gibi birçok faktör artık daha iyi takip ediliyor. Günümüzde hala aşırı ve kaçak avcılık sorunları yaşıyoruz. Balıkçılık ve balıkçılığın yan kolları ile uğraşan insanların bu konuyu iyi anlamasıyla orantılı. Avladığımız balığın bir defa tabiata yavru verip sonra avlanmasını tavsiye ediyoruz. Bu avlanma boyu denen yasağı getiriyor. Yani canlıya bir defa üreme şansı verdikten sonra avlanmasını istiyoruz. Bunu ülke genelinde yapabilirsek başarılı bir balıkçılık yönetimi olacaktır. Hedefimiz de budur."

Sempozyum 5 Kasım'da sona erecek.

Görüntü Dökümü

---------------------------

- Sempozyumun yapıldığı salondan detaylar

- Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Mahir Kanyılmaz röportaj

- Hacettepe Üniversitesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Yerli röportaj

=====================================================

Engelsizmir Kongresi başladı

Kocaoğlu: "Beton duvarları yıkmak yetmez"

İZMİR'de düzenlenen 2. Uluslararası Engelsizmir Kongresi'nde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Engelleri aşmak için sadece beton duvarları yıkmak yetmez. Önce kafalarımızın içindeki engelleri, davranışlarımıza yansıyan ben merkezli alışkanlıkları yenmeliyiz. Kendimizi tekrar etmeden ezberlenmiş sloganlara takılmadan yeni hedeflere yürümeliyiz" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İZFAŞ organizatörlüğünde düzenlenen 2. Uluslararası Engelsizizmir 2016 Kongresi, Fuarİzmir'de başladı. Ana teması "Engellilerin Sosyal Hayata Katılımına Yönelik Yerel Politikalar" olan Engelsizmir 2016'da engellilerin kentsel sorunlarına yönelik akademik çalışma ve uygulamaların yanı sıra kültürel, sportif ve sosyal programların yer alacak. 3-5 Kasım tarihleri arasında düzenlenen kongrenin açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Engelsizmir Kongre Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem de katıldı.

Açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Daha önce, ilklerin kenti İzmir'de yine bir ilke imza atarak, Engelsiz İzmir 2013 kongresini gerçekleştirdik. Engellilerin yaşama katılma olanaklarını tartışmaya açtığımız kongrede ulusal ve uluslararası örgütlerin temsilcilerini bir ayara getirdik. Uluslararası kabul görmüş temel insani hakların Türkiye'de de temsil edilmesi adına tarihi bir adım niteliği taşıyor" dedi.

"BEN MERKEZLİ ALIŞKANLIKLARI YENMELİYİZ"

İzmir'de fiziki koşullar ve sosyal olanaklar yönünden çok şeyin değiştiğini ifade eden Kocaoğlu, "Birkaç örnek vermek gerekirse, kentimizin cadde, meydan ve yollarında bulunan yaya yürüyüş yolları ve lambalar engellilere göre yeniden düzenlendi. Yürüyen merdivenli asansörlü üst geçitler yapıldı. Toplu ulaşımın önündeki engeller kaldırıldı. Tüm otobüs, vapur, iskele, metro ve banliyö trenlerimiz engellilerin kullanımına uygun haline getirildi. Türkiye'nin ilk kırmızı bayrak uygulaması İzmir'den başlayarak birçok kente yayıldı. Engelli eğitim ve rehabilitasyon merkezinin bulunduğu sosyal kampus kuruldu. Açılışını haftasonu yapacağız" diye konuştu.

Ne Türkiye'de ne de İzmir'de hedeflenen noktaya ulaşılamadığını söyleyen Aziz Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Engelli bireylerin fiziksel mekanlardan faydalanmalarını sağlamadan ideal bir dünyaya ulaşmış olmayacağız. 2013 yılındaki ilk engelsiz İzmir kongresinin açılışında yaptığım konuşmada engelli bireyleri yok sayarak onlara yaşam hakkı tanımayan eski dünyayı yıkıp yeni dünyayı kurmalıyız demiştim. Engelleri aşmak için sadece beton duvarları yıkmak yetmez. Önce kafalarımızın içindeki engelleri davranışlarımıza yansıyan ben merkezli alışkanlıkları yenmeliyiz. Kendimizi tekrar etmeden ezberlenmiş sloganlara takılmadan yeni hedeflere yürümeliyiz. Büyük hedefler koymalı ama hiç bir kazanımı küçümsememeliyiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak engellerden tamamen arınmış çağdaş bir kent yaratmak için var gücümüzle çalıştığımızı bilmenizi isterim."

Aziz Kocaoğlu'nun konuşmasının ardından Wheel Chair Dance Project (tekerlekli sandalye dans projesi) grubu dans gösterisi gerçekleştirdi. Gösteriyi takiben CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kongre Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem, ekiple fotoğraf çektirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Engelsizmir Kongre Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem'in konuşması

-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun konuşması

- Wheel Chair Dance Project dans gösterisi

-Genel ve detay görüntüler

==========================================

FETÖ mensubu adliye personeli hakkında iddianame hazırlandı

ADANA'da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 14'ü tutuklu 37 adliye personeli hakkında "terör örgütü üyesi olmak" suçundan 15'er yıl hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın FETÖ/PDY operasyonları kapsamında, şu ana kadar 90 adliye personeli hakkında adli işlem yapıldı. Bu personelden 14'ü tutuklu 37'si hakkında "terör örgütü üyesi" olmak suçundan iddianame hazırlandı. 95 sayfadan oluşan iddianamede bazı adliye personelinin "Bylock" programı kullandığı belirtilirken, bazılarının ise "himmet" adı atında para topladığı kaydedildi.

Şüphelilerden bazılarının etkin pişmanlık yasasından yararlanarak örgütle ilgili itiraflarda bulunduğunu belirten savcı, bu kişilerin sohbet toplantılarına çağırdıkları kişileri örgüte kazandırmaya çalıştıklarını vurguladı. Hazırlanan iddianame 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianame mahkeme tarafından kabul edilirsen 37 kişi, hakim karşısına çıkacak. Ayrıca 53 adliye personeliyle ilgili soruşturma devam ediyor.

=================================================

Değnekçilere 15'er yıl hapis cezası istendi

İZMİR- Urla arasında çalışan minibüslerin sahiplerine, şoförlerine ve bağlı bulundukları kooperatife baskı yaparak haraç topladıkları iddiasıyla, 16'sı tutuklu 17 sanık hakkında, "Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma" suçundan 15'er yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran 33 minibüs sahibi ile 112 şoför, İzmir- Urla arasında yolcu taşınan hatlarında "değnekçilik" yapan bazı kişilerin, zorla 5 ile 10'ar lira arasında para aldıklarını belirtip şikayetçi oldu. Başlatılan soruşturma kapsamında şüpheliler, geçen yıl aralık ayından gözaltına alındıkları geçen haziran ayına kadar, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından teknik ve fiziki takibe alındı. Savcılığın talimatı üzerine operasyon için düğmeye basıldı. Ekipler, "değnekçilik" yapan 17 şüpheliyi gözaltına aldı. Adliyeye sevkedilen 17 kişiden A.T. dışındaki şüpheliler Y.P., E.P., G.T., C.Ö., R.G., C.M.G., A.K., R.G., Ç.A., E.T., H.Ş., K.Ç., M.Y.Y. , H.T. , C.Ç. ve K.M. tutuklandı.

Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Şenol Dağ, 16'sı tutklu 17 sanık hakkında iddianame hazırladı. Dağ, iddianamede şüphelilerin takibe aldıkları minibüsleri İzmir ve Urla garajları çıkışı ile güzergahtaki belli duraklarda durdurarak 5 ile 10 lira arasında değişen para aldıklarını, bu paraları da deftere kaydettiklerini belirtti. Savcı Dağ iddianamade "Şüphelilerin uzun süreden beri devam eden para toplama işine ne zaman başladıklarına dair kesin bir tarihi tespit edilememiştir. Bazı ifadelere göre 15 yıldır, bazı ifadelere göre 1 yıldır bu işin içinde oldukları ve fiili olarak eylemlerine devam ettikleri görülmektedir. Güvenlik kameralarından elde edilen en eski görüntülere göre en azından 20 Aralık 2015 gününden itibaren her gün bu para toplama işinin yapıldığı, kooperatifte yaklaşık 80 aracın bulunduğu ve beş durağın olduğu, müşteki ve mağdur sayısının toplamda 145 kişi olduğunu, şüphelilerin baskı ve zorlamasıyla, tüm minibüsçülerden zorla para aldıkları görülmüştür. Mağdurların şüphelilere verdikleri paranın bahşiş niteliğinde olduğunun da kabülü mümkün değildir. Şüphelilerin yaratıkları baskı ortamı sonucunda, mağdurları manevi cebir ile zorlayarak ve bazen de daha önce adli soruşşturmalara yansıyacak şekilde darpedip, silahla yaraladıkları, mağdur ve müştekiler üzerinde bu etkiyi yarattıkları ve kendilerine para vermeye mecbur bıraktıkları kanaatine ulaşılmıştır. Şüphelilerin, organize bir şekilde bir araya gelerek, haksız kazanç elde etmek amacıyla eylem ve fikir birliği içinde hareket ettikleri, bu kapsamda, "değnekçilik" adı altında, minibüs şoförlerine karşı cebir ve tehdide dayalı menfaat elde etmeye yönelik çok sayıda eylem gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır" dedi. Sanıkların "yağma" suçundan 15'er yıl hapis cezası istemiyle yangılanmalarını talep etti.

Sanıklar 16 Kasım 2016 tarihinde İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim önüne çıkacak.

===========================================

Rüyasında aldattığını gördüğü eşini bıçaklayan kocaya 14 yıl hapis

BOLU'nun Yeniçağa İlçesi'nde, rüyasında kendisini aldatırken gördüğ hamile eşini uyurken bıçaklayarak ağır yaraladığı iddiasıyla yargılanan TIR sürücüsü Fazlı Yasdık, 14 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, ilçe merkezinde 2014 yılının Ekim ayında meydana geldi. Fazlı Yasdık, iddiaya göre birlikte uyurken rüyasında hamile eşi G.A.'nın kendisini aldattığını gördü. Fazlı Yasdık, uyanıp yanında uyuyan eşini dövüp bıçakladı. Ağır yaralanan G.A., hastanedeki tedavisinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu olurken daha sonra bebeğini de dünyaya getirdi.

Fazlı Yasdık hakkında olayın ardından, "kasten öldürmeye teşebbüs', "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', "tehdit ve hakaret" suçlarından 29 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Bu olaydan sonra 4 çocuğuna ilaç içirip zehirlemekten 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak hüküm giyen Fazlı Yasdık, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada hazır bulundu. Son sözü sorulan Fazlı Yasdık, suçsuz olduğunu söyleyerek beraatini talep etti.

Mahkeme heyeti, suçu işlediğine kanaat getirdiği Fazlı Yasdık'a 3 ayrı suçtan verdiği 17 yıl 3 ay hapis cezasını, duruşmalardaki iyi halini gözeterek 14 yıl 4 aya düşürdü. Sanık, jandarma eşliğinde salondan çıkarılırken, "Sırf kadın olduğu için bu kadar fazla ceza veriyorsunuz" diyerek karara tepki gösterdi.

Fazlı Yasdık, eşini yaraladığı olaydan 1 ay sonra Kasım 2014'te 4 çocuğuna, "Bu dünya kötü, ölüp gidelim" diyerek ilaç içirip zehirlemiş, çocuklar hastanedeki tedaviyle sağlıklarına kavuşmuştu. Fazlı Yasdık, Eylül 2015'te bu suçtan 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu olaylardan sonra eşi Fazlı Yasdık'tan boşandı.

================================================

Silah ve elektro şok cihazı tehdidiyle tecavüz sanıkları yargılanıyor

İSTANBUL'da araca bindirerek kaçırdıkları yabancı uyruklu iki kadına önce ormanda, sonra da Zongluldak'ın Devrek İlçesi'ndeki evde silah ve elektro şok cihazı tehdidiyle tecavüz ettikleri iddia edilen 4 kişinin tutuksuz yargılanmasına başlandı.

Geçen yıl 20 Ekim'de meydana gelen olayda T.Ç, H.A. ve V.Ç., iddiaya göre İstanbul'da 27 yaşındaki Anastasia H. ve 21 yaşındaki Alexandra C.'yi zorla araca bindirip kaçırdı. 3 kişi, İstanbul'da ormanlık alana götürdükleri 3 kadına, silah ve elektro şok cihazı tehdidiyle tecavüz etti. 3 kişi, daha sonra İstanbul'da arkadaşları F.Ç.'yi de alıp 2 kadını Zonguldak'ın Devrek İlçesi'ne götürdü. 4 kişi, burada İ.A.'nın evinde Anastasia H. ve Alexandra C. ile zorla ilişkiye girdi.

Anastasia H.'nin, İstanbul'da oturan kızkardeşi Natalia Z.'ye mesaj atmasıyla ortaya çıkan olayın ardından gözaltına alınan 5 kişi, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şüphelilerden T.Ç., H.A., V.Ç. ve F.Ç. hakkında "nitelikli cinsel saldırı', "silahla birden fazla kişi tarafından cebir tehdit veya hile kullanarak kişi hürriyetini yoksun kılma', İ.A. hakkında ise "suça yardım etmek'ten dava açıldı.

2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar F.Ç. ve V.Ç. ile avukatları katıldı. Sanıklardan V.Ç., olayla bir ilgisinin olmadığını ileri sürerken F.Ç. ise Devrek'te Anastasia A. ile ilişkiye girdiğini kabul etti. H.A.'nın para karşılığında kadınları ayarladığını söyleyen F.Ç., "Ormandaki olayda yoktum. Evde birlikte içki içtik, yemek yedik. H.A. ile ben odalara çekildik ve kadınlarla ilişkiye girdik. Herhangi bir olumsuzluk olmadı. Sabaha karşı polisler geldi" dedi.

Mahkeme heyeti, diğer sanıklar ile Anastasia H. ve Alexandra C.'nin de talimatla ifadelerinin alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

====================================================

Hayvansever noter, yaralı karacanın yardımına koştu

RİZE'nin İkizdere İlçesi'nde yaralı halde bulunan Karaca'yı, hayvansever Noter Berran Altuntecim tedavi etti.

İlçedeki Santral Mevkii'nde yaralı halde bulunan Karaca, İkizdere Orman İşletme Şefliği'ne götürüldü. İlçede sokak hayvanlarının bakımı ile ilgilenen ve Orman İşletme Şefi Burçak Bulut'un yardım istemesi üzerine harekete geçen hayvansever Noter Berran Altuntecim, yüksekten düşme sonucu yaralandığı sanılan ve ayağında kanama olan Karaca'nın yaralarını temizledi, ilaçlayarak sardı. Tedavisi tamamlanan ve Rize Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine teslim edilen Karaca, bir süre gözlem altında tutulduktan ve iyileştikten sonra yeniden doğaya salınacak.

===============================================

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Futbol: Spor Toto Süper Lig11 Aralık 2016 Pazar 12:43
  • Diyarbakır'da Petrol Boru Hattında Hırsızlık11 Aralık 2016 Pazar 12:38
  • İstanbul'daki Terör Saldırısı11 Aralık 2016 Pazar 12:38
  • Sosyal Medyada Polise Büyük Destek11 Aralık 2016 Pazar 12:38
  • Şehitlerimizi Uğurluyoruz11 Aralık 2016 Pazar 12:33
  • İstanbul'daki Terör Saldırısına Tepkiler11 Aralık 2016 Pazar 12:28
  • Turşu Bidonunda 10 Kilogram Esrar Ele Geçirildi11 Aralık 2016 Pazar 12:28
  • Spot Piyasada Elektrik Fiyatları11 Aralık 2016 Pazar 12:23
  • Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi11 Aralık 2016 Pazar 12:23
  • Başkent'te Şehit Evinde Yas11 Aralık 2016 Pazar 12:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
    Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05