• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Berlin 0 °C
  • Frankfurt 7 °C
  • Paris 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 8 °C
  • Stockholm 6 °C

Dha Yurt Bülteni-10

Dha Yurt Bülteni-10
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Halep'ten, Musul'dan gelecek olan yüz binlerce göçmen Milano'ya, Washington D.C.'ye, Londra'ya, Berlin'e gitmeyecek....

KURTULMUŞ: HALEP, MUSUL GÖÇMENLERİNİ TÜRK HALKI KUCAKLAYACAK

BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Halep'ten, Musul'dan gelecek olan yüz binlerce göçmen Milano'ya, Washington D.C.'ye, Londra'ya, Berlin'e gitmeyecek. Bunların geleceği yer yine Urfa'dır, yine Türkiye'dir, yine Türkiye'nin farklı yerleridir. Türk halkı bunları kucaklayacak" dedi.

Vuslat Platformu'nun Bolu Abant Tabiat Parkı'nda düzenlediği, "Ufuktaki Yeni Türkiye Gençlik ve Geleceği" sempozyumunun kapanışında konuşan Başbbakan Yardımcısı Kurtulmuş, HDP Eşgenel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile diğer milletvekillerin tutuklanmasını değerlendirdi. Batı ülkelerinin tutuklamalar konusunda Türkiye'yi eleştirmesine tepki gösteren Kurtulmuş, bunun hukuki bir süreç olduğuna vurgu yaparak şöyle dedi:

"FETÖ ile ilgili, "Verin bu adamı" dediğimizde, "Bu bir hukuki süreç" diyorsunuz. "Türkiye'ye zarar vermesin, bir süre gözaltına tutulsun" denildiği zaman, "Bu bir hukuki süreç" diyorsunuz. Burada da bir hukuki süreç var. Terör örgütünün gölgesinden çıkmayı başaramamış olan bir takım kişilerle ilgili dosyalar ve iddialar var. Kesin bir karar yok şu anda. Öyle bizim hukuki süreçlerimize kimsenin burnunu sokmasını istemeyiz. Nasıl başka ülkelerin hukuk sistemi bağımsızsa, Türkiye'nin hukuk sistemi de bağımsızdır. Ben 5-6 milyon oy almış siyasi partinin Türkiye'de ki bu meselenin çözümü için önemli olduğunu söylemiş birisiyim. Türkiye'de parlementer sistem içerisinde böyle bir politik partinin varlığı bu sorunun çözülmesi için imkandır. Ama siz parlamentoda milletin oylarıyla seçilip ondan sonra hendek siyaseti, çukur siyaseti yaparsanız, milletin şehirlerini güzelleştirmek, hayatını güzelleştirmek için oy alıp ondan sonra belediyenin araçlarıyla hendeklere bombalar koyarsanız bunun adı belediyecilik, bunun adı siyaset değildir."

'HALK DESTEK VERMİYOR'

Kurtulmuş, halkın HDP'ye destek vermediğini de ifade ederek şöyle devam etti:

"Yüzde 70-80 oy almış ve daha fazla oy aldıkları yerlerde "serhildan" çağrısı yapıyor, 100 kişi çıkmıyor. "Özerklik basın açıklaması" diyor, 40-50 kişi geliyor. "Görevden alınan belediye başkanı için toplanın" deniliyor bir kaç yüz kişi geliyor. Önce bunu sorgulamaları gerekmez mi? Demek ki bu halk sizi bombalarla, silahlarla, çukurlarla ve terörle birlikte yürümenizi isteseydi bugün de arkanızdan gelir ve sizi desteklerdi. Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan şuurlu Kürt kardeşlerimiz biliyorlar ki bu işin yolu birlikte olmaktan geçiyor. Bu iş terörden geçmiyor, bu işin yolu insan hakları ve terörü önlemekten geçiyor. Buna karşı bu siyasi oluşuma karşı sessiz kalarak onlara destek olmayarak net şekilde tavrını ortaya koyuyor."

'TÜRK HALKI BUNLARI KUCAKLAYACAKTIR'

Suriye'deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, Suriye ve Irak'ta insanların neden öldürüldüklerini, niçin savaştıklarını bilmediklerini söyledi. Bütün ülkelerin hesaplarının Suriye ve Irak üzerine olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Maalesef olan bu bölgenin halkına oluyor. Musul'un, Kerkük'ün, Halep'in her sokağında Türkiye'nin akrabaları vardır. Oradaki terör örgütlerinin birinci derecede zarar verdiği ülke Türkiye'dir. Küresel terör meselesi ile küresel göç meselesi yanlış potilikaların bir sonucu olarak gelişiyor. Şimdi siz DEAŞ'tan Musul'u temizlerken, onun yerine PYD'yi ya da PKK'yı koyarsanız Türkiye tabii ki buna itiraz eder. Türkiye orada bir mezhep savaşı, etnik çatışma veya etnik temizlik olmaması için bütün dikkatini ortaya koyar. Halep'ten, Musul'dan gelecek olan yüz binlerce göçmen Milano'ya, Washington D.C.'ye, Londra'ya, Berlin'e gitmeyecek. Bunların geleceği yer yine Urfa'dır, yine Türkiye'dir, yine Türkiye'nin farklı yerleridir. Türk halkı bunları kucaklayacak" dedi.

SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

Vuslat Platformu Genel Sekreteri Ahmet Malatyalı, 3 gün süren sempozyumun sonuç bildirgesini açıkladı. Malatyalı'nın okuduğu sonuç bildirgesinde öne çıkan hususlar:

"Yeni Türkiye ufku, İslam ve Kuran hakikatleri ile Hz. Peygamberin mesajları doğrultusunda şekillenen Müslümanların kendi öz değerleri ve dinamiklerine bağlı gençliğin varlığı ile şekillenmelidir. Bu doğrultuda gençlerin dünya saadetleri ve toplumumuzun geleceği için kişiyi ve aileyi koruyacak, geç evlenmelerin nedenlerini ortadan kaldıracak ve nüfus artışını sağlayarak toplumsal dinamizmi temin edecek ideal hizmetler ve gerçekçi politikalar güçlenerek sürdürülmelidir. Gençlere yönelik sosyal, kültürel, ekonomik ve manevi politikalar; gençlerin kimlik ve kişilik oluşumlarıyla sosyal ve siyasal yaşama katılımlarında belirleyici olacak, bir problemden öte gençleri kaynak olarak görme anlayışına dayandırılacak içerikte olmalıdır. Böylece, ülkemizde gençlerle ilgili eğitim, sağlık, kişisel gelişim, işgücü, sosyal katılım ve gelirden eşit pay alma gibi politikaların büyük önem taşıyacağı unutulmamalıdır. Günümüz gençlik çalışmalarında nesne konumunda olan gençler, tüm imkanların belirleyici aktörü ve çeşitli faaliyetlerin öznesi olmalıdır. Gençlerin istihdamı, iş yaşamına ve toplumsal üretime katılımlarını kolaylaştıracak teşvikler ve girişimcilik destekleri ile mesleki yaşamda çıraklıktan ustalığa doğru uzanan ve başarılı olmayı sağlayacak süreçler düzenlenerek hayata geçirilmelidir. Yapılacak çalışmalar, temel eğitim alanındaki kaliteyi sorgulayarak özellikle yükseköğretim kurumlarında yapılacak köklü reformlarla gençlerin daha verimli ve üretken bir sürece dahil edilmelerini sağlamalıdır. Ayrıca ilk ve ortaöğretimde tam gün eğitim sistemine geçilirken, gençlik çalışmalarının eğitim kurumlarıyla entegre bir forma kavuşturulması gerekmektedir. Gençlerimizin karakter gelişimi ve pozitif bilimler ile yabancı dillerdeki niteliğinin geliştirilmesinin, sanal ortamda üretimle açıklanabilen "Dördüncü Sanayi Devrimi'ne hazırlanmak açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Gençlerin sosyal, kültürel ve manevi alanda desteklenmesi, küreselleşen ve hızla sekülerleşen toplumumuzdaki değersizleşme, ahlaki yozlaşma, madde kullanımı ve zararlı alışkanlıklardaki artış ile intihar, şiddet, terör ve suça karışma gibi hususlarda önleyici ve koruyucu bir görev üstlenecektir."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------

-Numan Kurtulmuş'un Abant'ta yürüyüş yapması

-Numan Kurtulmuş'un konuşması

-Sonuç bildirgesinin açıklanması

-Detaylar

==============

DÜNYANIN EN BÜYÜK KAĞIT MÜZESİ İZMİT'TE AÇILDI

KOCAELİ Büyükşehir Belediyesi'nin endüstriyel mirası korumak ve yaşatmak amacıyla oluşturduğu Türkiye'nin ilk, dünyanın en büyük kağıt müzesi SEKA Mehmet Ali Kağıtçı Kağıt Müzesi açıldı. 12 bin 345 metrekare alan üzerine kurulan ve 16 farklı salondan oluşan müzede ziyaretçiler, Cumhuriyet dönemi sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olan fabrikanın kuruluş sürecinden başlayıp, Kocaeli'den Türkiye'ye yayılan kağıdın hayat hikayesini izleyebilecek.

SEKA Mehmet Ali Kağıtçı Kağıt Müzesi'nin açılışına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, Ak Parti Kocaeli Milletvekilleri İlyas Şeker, Zeki Aygün ve Radiye Sezer Katırcıoğlu, ilçe belediye başkanları, eski SEKA çalışanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Kağıdın Kocaeli Serüveni" tanıtım filminin gösteriminin ardıdan 1956 yılında ilk sayısı çıkarılan ve Seka Fabrikası ile ilgili haberlerin yer aldığı Seka Postası Gazetesi döneme ait kıyafetler giymiş çocuk tarafından protokole dağıtıldı. Törende eski fabrika çalışanları duygularını dile getirdi.

SEKA RUHU YAŞATILACAK

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, "Bugün tarihi bir güne tanıklık ediyoruz. SEKA Türkiye'nin en büyük kalkınma hazinesiydi. SEKA Türkiye'nin ilk büyük sanayi atılımlarından biriydi. Mehmet Ali Kağıtçı hayali olan SEKA fabrikasını büyük bir emek verişten sonra kurdu. Ardından SEKA çağa ayak uyduramadı, teknolojisini yenileyemedi. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak milletin malı olan SEKA'yı tekrar milletimize kazandırmak için önemli yatırımlar yaptık. Çevremize, doğamıza, tarihimize sahip çıkarak bu hizmetleri ürettik. Bu gün büyük bir hayali daha gerçekleştiriyoruz. Mehmet Ali Paşa Kağıt Müzesi ile kağıdın serüveni ve SEKA ruhu yaşatılacak" dedi.

SANAYİNİN SEMBOLLERİNDEN

Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki sanayileşmenin sembollerinden olan SEKA'nın çok hızlı gelişen teknolojik dönüşüme ayak uyduramadığını belirten Fikri Işık, "Uzun yıllar SEKA'nın kapatılması gündemden düşmedi. Zarar eden fabrika daha sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nun girişimleri ile vatandaşımızın hizmetine sunuldu. Şimdi de açılan müzemiz ile vatandaşlarımız SEKA'yı yaşamış olacaklar. Müzelerin bir eğitim fonksiyonu vardır. Kağıt nedir, kağıdın gelişim serüveni nasıl olmuştur gençlerimiz bunları müzemizde görme fırsatı bulacak. Müzemiz Kocaeli'nin kentlilik kimliğini yaşaması açısından da önemli bir birim olacak" diye konuştu.

TÜRKİYE, SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ EN İYİ SAVUNAN ÜLKEDİR

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin savunmasına zarar verecek hiçbir adıma müsaade edilemeyeceğini belirterek, "Bugün artık Türkiye "Ben şurada istediğimi yaparım" diyen insanlara "Ya sen ne yaparsan yap. Sen bildiğini yap. Aman bize karışma da ne yaparsan yap" diyen bir ülke değil. Hayır, Suriye'deki her bir gelişme Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin geleceğini doğrudan etkiliyor. O zaman Suriye'deki atılan her adımdan Türkiye'nin bilgisi olacak, haberi olacak, Türkiye'nin çıkarlarına, ulusal güvenliğine, savunmasına zarar verecek hiçbir adımın atılmasına Türkiye müsaade etmeyecek. Şu anda bölgedeki bütün oyuncular bunu biliyor. Bu gücümüzü devam ettirmek durumundayız" diye konuştu.

Bakan Işık, sözlerine şöyle devam etti:

"Suriye'de, Rakka'da, Musul'da Türkiye'nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de gereken tüm tedbirleri aldık, alıyoruz, almaya devam edeceğiz. Her seçenek masada şu anda var. Bundan sonra da olmaya devam edecek. Tek düşüncemiz ülkemizin güvenliği, bölgemizin istikrarıdır. Biz kimsenin toprağında gözü olan bir ülke değiliz. Türkiye bugün Irak'ın da Suriye'nin de toprak bütünlüğünü en samimi ve en iyi savunan ülkedir. Keşke diğer ülkeler de bizim bu anlayışımızda olsa. Keşke herkes kendi ülkesinde huzur ve barış içerisinde yaşasa ve tüm ülkeler de bu anlayışla bölgedeki sorunların çözümüne katkı verse.

Daha sonra müze Fikri Işık ve protokol üyelerinin kurdeleyi kesmesiyle açıldı. Bakan Işık müzeyi gezerek görevlilerden müzeyle ilgili bilgi aldı. Müze içerisinde de bir kağıt makinesi işçiler tarafından çalıştırılarak gösteri yapıldı.

MÜZE KOLEKSİYONU ÇOK GENİŞ

12 bin 345 metrekare alan üzerine kurulan ve 16 farklı salondan oluşan müzede ziyaretçiler, Cumhuriyet Dönemi sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olan fabrikanın kuruluş sürecinden başlayıp, Kocaeli'den Türkiye'ye yayılan kağıdın hayat hikayesini görüntüler eşliğinde izleyebilecek. Kağıt üretim sürecinde kullanılan tüm makine ve ekipmanları barındıran müzede, 5 adet matbaa makinesi de sergilenmek üzere bakım ve onarımı yapılarak çalışır hale getirildi. Korunan makineler içerisinde en önemli olanı 1936 yılında açılan SEKA 1. Kağıt Fabrikası'na ait 2 No'lu Kağıt Makinesi. Makine hala çalışıyor. Müzede ayrıca fotoğraflar, belge ve objelerin yanı sıra Roma Dönemine ait sikkeler, SEKA tarihine ait belgesel videolar, kağıttan ve geri dönüşüm malzemelerinden üretilen heykeller yer alıyor. Müze koleksiyon ve arşivi, devam eden bağışlarla giderek genişliyor. Ayrıca, müze arşiv ve koleksiyonuna online olarak erişim sağlanabiliyor.

MEHMET ALİ KAĞITÇI ANI SALONU

Türkiye'de kağıt denilinceilk akla gelen isim olan, SEKA'nın kuruluşunu sağlayan Mehmet Ali Kağıtçı. Türkiye'nin ilk kağıt mühendisi olurken, yazdığı kitaplar, belgeler ve bilgiler Mehmet Ali Kağıtçı Anı Salonu'nda yer alıyor. İzmit'te SEKA'lı olmak, SEKA'da çalışmak büyük bir anlam taşıyordu. SEKA'nın uzun yıllar süren tarihi boyunca neler yaşandı? Fabrikadan kimler geldi? Kimler geçti? Müzenin SEKA'lılık ruhunu günümüze taşıyan bölümünde, SEKA'da çalışanların yemek yediği tabaklar ve kahve içtiği fincanlar yer alıyor. SEKA tarihinde yaşananlar hem o dönemden hatıra kalan objelerle hem de çalışanlarının anılarını anlattıkları sözlü tarih çalışmalarıyla ziyaretçilere aktarılıyor.

KENDİ KAĞITLARINI YAPABİLECEKLER

SEKA Kağıt Müzesi'nin içerisinde geleneksel yöntemle kağıt yapma atölyeleri, ebru gibi kağıt sanatlarına ilişkin atölye ve sergiler yer alıyor. Müze içerisinde düzenlenecek olan atölye çalışmaları sayesinde çocuklar kağıt ile nelerin yapılabileceğini görebilecek ve kağıdın oluşum süreçlerine tanıklık etme şansı yakalayabilecekler. Ayrıca müzede özel olarak ayrılan etkinlik bölümüyle "El Yapımı Kağıt Atölyesi" nde kendi kağıdını yapabilecek, origami, kirigami, kağıt boyama, hüsn-i hat, linyatür, tezhip ve ebru gibi kağıt sanatları ile buluşabilecekler.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Müzeden görüntüler

-Sergilenen obje ve makinelerden görüntü

-Bakanın konuşması

-Kurdele kesimi

-Aktüel görüntüler

=====================================================

SURİYELİ KADIN, EŞİ TARAFINDAN BIÇAKLA ÖLDÜRÜLDÜ

KAYSERİ'de eşinin başka bir erkekle görüştüğünü öğrenen 33 yaşındaki Suriyeli Ahmed Badra, 24 yaşındaki karısını sırtından bıçaklayarak öldürdü. Cinayet, Suriyeli çiftin 5 yaşındaki çocuklarının ifadesiyle çözüldü.

Merkez Melikgazi İlçesi Osmanlı Mahallesi Göçmenler Sokak'ta oturan ve bir fabrikada çalışan Suriyeli Ahmed Badra, dün akşam iş çıkışı gittiği evinde eşi Amina Almouna ile aldatma meselesi yüzünden tartıştı. Öfkelenen koca iddiaya göre, karısının başka bir erkekle telefonda görüştüğünü öğrenince kıskançlık krizine girdi. Suriyeli koca, mutfaktan aldığı bıçakla bir çocuk annesi kadını sırtından bıçakladı. Ağır yaralanan genç kadın, komşuların ihbarı üzerine gelen sağlık ekiplerince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Sırtından iki bıçak darbesi alan talihsiz kadın, yoğun bakım servisinde bir günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Olaydan sonra kaçan Suriyeli adam, polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli, Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadesinde karısının başka biri tarafından öldürdüğünü söyledi. Olayla ilgili soruşturma yürüten Cinayet Büro Amirliği'ne bağlı ekipler, görgü tanığı olan çiftin 5 yaşındaki oğlu İbat Badra'nın ifadesine başvurdu. Küçük çocuk polislere, "Annemi babam bıçakladı" dedi. Cinayet zanlısı Ahmed Badra suçunu kabul etmezken, sorgusunun ardından Adli Tabiplikte sağlık kontrolünden geçirildi ve nöbetçi mahkemeye çıkarılmak üzere adliyeye gönderildi. Amina Almouna'nın cenazesi ise hastane morgunda yapılan otopsinin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edildi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Kadının cenazesinden görüntü

-Cinayet zanlısının sağlık kontrolüne getirilmesi

-Bıçakla öldürülen Suriyle kadının opak fotosu

-Detaylar

GÖRÜNTÜ BİLGİSİ:Özel

========================================================

ÇÖP SEPETİNDEKİ KABLOLAR POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ

VAN'da Cumhuriyet Caddesi üzerinde çöp toplayan çöpçü, bir süre çevreyi temizledikten sonra döndüğünde çöp sepetini içinde kablo görünce polise haber verdi. Alınan güvenlik tedbirleri sonrası fünye ile patlatılan paket boş çıktı.

Bombalı saldırıların gündemde olduğu bölgede polis en küçük istihbaratı değerlendiriyor. Van'ın en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi üzerinde çöp toplayan İpekyolu Belediyesi'ne ait çöpçü, çevreyi temizleyip döndüğünde çöp sepetinin içersinde kablolar gördü. Bu durumdan şüphelenen çöpçü polise haber verdi. Bunun üzerine alarma geçen polis, caddeyi trafiğe kapatarak güvenlik önlem aldı. Olay yerine gelen ve özel kıyafet giyen bomba imha uzmanları inceleme yaptıktan sonra çöp sepetini çevredeki vatandaşların meraklı bakışları altında fünye ile patlattı. Patlatılan çöp sepetinde bomba çıkmayınca herkes rahat nefes aldı.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Alınan güvenlik önlemleri

-Vatandaşlardan detaylar

-Patlama

-Çöpten çıkanlardan detaylar

====================================================

Sivas'ta 10 bin kişilik aşure dağıtıldı

SİVAS'ta sivil toplum kuruluşları tarafından bu yıl 13'üncüsü düzenlenen "Birlik Aşuresi" programında 10 bin kişilik aşure dağıtıldı. Vatandaşlar aşure alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu.

Sivas Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (SESOB) öncülüğünde 7 sivil toplum kuruluşunun işbirliğiyle düzenlenen "Birlik Aşuresi" programı Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesi bahçesinde gerçekleştirildi. Programa Sivas Valisi Davut Gül'ün yanı sıra bazı il protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda Kuran okunduktan sonra günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Programın açılış konuşmasını yapan SESOB Başkanı Beşir Köksal, aşure gününün sevginin yoğun yaşandığı umut ve coşkunun doruğa çıktığı, birlik, paylaşma ve hoşgörünün güzel örneklerinin sergilendiği özel bin gün olduğunu söyledi. Vali Davut Gül ise Muharrem ayının önemine dikkati çekerek "Zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde, en çok ihtiyacımız olan şey birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimizdir. Bu etkinlikte ona katkı sunan bir etkinlik. Anadolu insanının terazisine onun meselelere bakış açısına güvenmek lazım. Anadolu insanı Kerbela ile muhasebesini yüzyıllar önce yapmış. Anadolu'nun her yerinde köylerde, şehirlerde Ali, Hasan, Hüseyin görürsünüz. Ama yezit göremezsiniz." dedi. Vali Davut Gül konuşmaların ardından, nar ve hindistan cevizi ile Türk bayrağı şeklinde süslenen aşureden katılımcılara ikram etti. Programı izlemeye gelen ve dağıtılan aşureden almak isteyenler yaklaşık yarım saat öncesinden dağıtımın gerçekleştirileceği çadırın önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

Görüntü Dökümü:

-----------------------------

-Aşure dağıtımından görüntü

-Vatandaşların kuyruk oluşturması

-Vali Gül'ün konuşması

-Vali Gül'ün aşure dağıtımı

=====================0

Cinayetten sonra gizlendiği çatıda yakalandı (EK)

"UYUŞTURUCU BİZİ BİTİRDİ"

Bursa'da tartıştığı amcasının oğlu 24 yaşındaki Ahmet Akın'ı bıçaklayarak öldürdükten sonra saklandığı çatıda yakalanan 34 yaşındaki Hakan Akın, polisteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Hakan Akın, adliyeye götürülürken, gazetecilerin soruları üzerine, "Uyuşturucu bizi bitirdi. Uyuşturucu satıyorlar, metamfetamin gençleri zehirliyorö dedi.

===========

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05