• BIST 75.994
  • Altın 128,893
  • Dolar 3,4247
  • Euro 3,6383
  • Berlin 6 °C
  • Frankfurt 0 °C
  • Paris 3 °C
  • Ankara -9 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir -2 °C
  • Stockholm 6 °C

Başbakan Yardımcısı Kaynak:

Başbakan Yardımcısı Kaynak:
"(HDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ile Yüksekdağ'ın tutuklanması) Ülkemiz için çok sıkıntılı bir sürece sebep olmaz inşallah. İnsanlarımızın sağduyusu, feraseti bunu da ölçer, tartar. Tabi Demirtaş'ın ne kadar radikal bir çizgiye kaydığını da son zamanlar

MANASTIR (AA) - Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın tutuklanmasına yönelik, "Ülkemiz için çok sıkıntılı bir sürece sebep olmaz inşallah. İnsanlarımızın sağduyusu, feraseti bunu da ölçer, tartar. Tabi Demirtaş'ın ne kadar radikal bir çizgiye kaydığını da son zamanlardaki söylemleri, hatta 15 Temmuz'dan sonra bile hitaplarıyla şahit olduk." diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Kaynak, programları kapsamında bulunduğu Makedonya'nın Manastır kentinde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Kaynak, HDP eş genel başkanlarına yönelik dün geceden itibaren alınan gözaltı ve ardından gelen tutuklama kararlarına ilişkin soru üzerine, daha önce TBMM'de dokunulmazlıkları kaldırılmak istenen, fezlekeleri bulunan milletvekillerinin yapılan anayasa değişikliğiyle o fezlekelere mahsus olmak üzere dokunulmazlıklarının kaldırıldığını hatırlattı.

Bu uygulamanın içerisinde AK Parti'li, MHP'li, CHP'li ve en çok HDP'lilerin bulunduğuna işaret eden Kaynak, HDP eş genel başkanlarının grup toplantısında asla ifade vermeye gitmeyeceklerini ilan ettiklerini, hatta Eş Genel Başkan Demirtaş'ın "Bütün tedbirleri uygulayabilirsiniz, hiçbir HDP milletvekili asla savcılıklara çağrı üzerine gitmeyecektir." demecinde bulunduğunu aktardı.

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Kaynak, "Yargının kendisinin önüne gelen işle ilgili de bir işlem yapması gerekir. Yargı organlarının, başsavcılıkların bu hususta verdiği kararı kolluk kuvvetlerinin de uygulaması gerekir." dedi.

Kaynak, bölücü terör örgütünün 1984'te başlayan eylemlerinin, bugüne kadar şekil değiştirerek geldiğini belirterek, "Bizim iktidarımız, Cumhurbaşkanımız, genel başkanlığı, başbakanlığı boyunca hatta belediye başkanlığı sırasında bile, bu terörle mücadelenin, teröristle mücadele dışında hangi zeminde daha doğru olabileceğini de araştırmıştır. Birçok politikalar da geliştirmiştir. Özgürlüklerden yoksunluk, ekonomik ve sosyal geri kalmışlık hususunda çok önemli adımlar atıldı. En son Diyarbakır'da kalkınma projesi ile 23 ilde her alanda önemli teşvikler getiren kalkınma projelerini ortaya koyduk." ifadesini kullandı.

- "HDP, terör örgütünün meclisteki uzantılığı görevini gördü"

Son 30 yılın en önemli hadisesi olarak AK Parti hükümetinin önce demokratik açılım, ardından da Çözüm Süreci'ne yönelik başlattığı çalışmalara değinen Kaynak, "Maalesef HDP muhatap o çalışmalar sırasında. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen, seçimle oraya gelmiş meşru bir siyasi parti olduğu için. Ancak HDP bu sorunun çözümünü değil, adeta terör örgütünün Meclisteki uzantılığı görevini gördü. Biz insanlarımızın artık can vermediği, çatışmaların durduğu, bölgenin kalkındığı, herkesin güven içerisinde seyahat edebildiği, iş ve aş bulabildiği bir yer haline gelmesi için çözüm sürecine gayret ederken, baktık ki şehirler açılan çukurlarla, tuzaklanan bombalarla dolmuş." dedi.

Hükümetin, iki masum polisin yatağında şehit edilmesiyle başlayan süreçte, terörle mücadeleyi il ve ilçe merkezlerinde yürüterek bir netice almaya gayret ettiğine değinen Kaynak, HDP'de "Arkamızı PYD'ye, PKK'ya dayadık." diyebilen eş genel başkanlar olduğunu bildirdi.

- "Sağduyu ile aşılacağı umudundayım"

Türkiye'nin, tarihinin en önemli süreçlerinden geçtiğine dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Kaynak, "HDP'nin Kandil'den bağımsız bir politika üretemediğine hep beraber şahit olduk. Bunun böyle olmasını kimsenin arzu etmesi mümkün değil. HDP, barajı aşan, Mecliste 59 milletvekili ile temsil edilen, Meclisin bütün organlarında yer alan bir siyasi parti. Bu siyaset zemininde yapmaları gereken hak mücadelesi varsa, meşru zeminler açıkken, terör eylemlerinin maalesef savunucusu, terör örgütünün uzantısı şeklinde bir görüntü verdiler. Bu sürecin inşallah serinkanlılıkla milletimizin sağduyusu ile aşılacağı umudundayım." diye konuştu.

Kaynak, bu umudu doğuran unsurun 15 Temmuz'u takip eden günler olduğunu vurgulayarak, HDP'nin yüksek oy aldığı Diyarbakır, Ağrı, Batman gibi bölgelerde sivil vatandaşların, AK Parti il başkanlıkları önünde toplanarak milli irade nöbetleri tuttuğunu, buna karşılık HDP'nin mitinglerinin Diyarbakır dahil 300 kişiyi geçemediğini belirtti.

Kaynak, çözüm sürecinin baltalanması ile ortaya çıkan tablodan en çok bölgede yaşayan halkın zarar gördüğünü, insanların evine ekmek götüremez hale geldiğini dile getirdi.

- "Ülkemiz için çok sıkıntılı bir sürece sebep olmaz inşallah"

Başbakan Yardımcısı Kaynak, HDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ile Yüksekdağ'ın tutuklanmasına yönelik ise şu görüşlere yer verdi:

"Ülkemiz için çok sıkıntılı bir sürece sebep olmaz inşallah. İnsanlarımızın sağduyusu, feraseti bunu da ölçer, tartar. Tabi Demirtaş'ın ne kadar radikal bir çizgiye kaydığını da son zamanlardaki söylemleri, hatta 15 Temmuz'dan sonra bile hitaplarıyla şahit olduk. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından itibaren herhangi bir vatandaşımız hangi muamelelere maruz kalacaksa herkes aynı muamelelere maruz kalabilir. Buradaki yetki ve görev tamamen yargı mercilerinindir. Kovuşturma safhasına geçilmeden bile soruşturma safhasında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilip mahkeme tarafından tutuklama kararı verilebilir ya da verilmeyebilir. Siyasi iktidar olarak bizim, 'Ey savcılar bunları sorgulayın ama tutuklamayın, tutuklamaya sevk etmeyin. Ey hakimler, tutuklamayın.' deme yetkimiz yok."

Türkiye'nin, Suriye'de, Irak'ta büyük gelişmeleri yaşadığını, Rusya ile yeniden iyi ilişkilerini geliştirdiğine işaret eden Kaynak, "Benim temennim, Türkiye'nin içinde terör örgütlerinin uzantılarının bu büyük fotoğrafı görüp, ona göre hareket etmeleri, bu terör örgütü uzantılığını asla düşünmemeleri, vazgeçmeleri." dedi.

- "Vicdanların kabul etmesi mümkün değildir"

Kaynak, 15 Temmuz'dan sonra demokrasinin, milli iradenin yanında alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Artvin civarında terör örgütü PKK tarafından suikast girişimine maruz kaldığını anımsatarak, PKK'nın Türkiye'nin meşru siyasetine zarar verecek eylem ve girişimlerde bulunduğunu, Türkiye'nin sadece belli bir bölgesinde değil, Karadeniz'de de teröre müzahir bölgeler oluşturmaya çalıştığını aktardı.

Türkiye'nin bir yandan bu mücadeleyi verirken, Fırat Kalkanı Operasyonu ile DEAŞ'a karşı mücadele verdiğini vurgulayan Kaynak, "Bu hadiseler varken, Mecliste yasal, meşru siyaset yapma imkanı olan bir siyasi partinin, terör örgütünün uzantısı olarak hareket etmesini vicdanların kabul etmesi mümkün değildir." dedi.

Başbakan Yardımcısı Kaynak, Musul'daki gelişmelere yönelik Türkiye'nin nasıl bir hazırlık yaptığına yönelik ise Haşdi Şabi'nin devreye sokularak, bir Şii-Sünni savaşına dönüşmesinin Türkiye'nin en hassas noktalarından biri olduğunu ifade etti.

- Musul'dan olası göç ihtimali

"DEAŞ ne ise Haşdi Şabi de odur." diyen Kaynak, "Musul'dan bu harekat sebebiyle muhtemel bir göç dalgası olur mu?" sorusunu, yetkililerle 15 günden beri çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Musul'un etrafında 100-150 bin kişinin yaşadığı irili ufaklı köyler var. Yine Türkiye'den daha yakın Erbil, Duhok gibi merkezleri var. Eğer bu insanların gıdasını, barınma imkanını, ilacını, kıyafetini temin edersek, buralarda kalırlar diye düşünüyoruz. Çünkü mesafe çok uzun. Kalmadıkları takdirde orada kamplar teşkil etmeyi planlıyoruz. Orada kışı geçirebilecekleri geçici barınma merkezleri teşkil etmeyi planlıyoruz. En son ihtimal, Türkiye'ye doğru bir göç hareketi oluşursa da Derik'te, Akçakale'de geçici barınma merkezlerinde 35 bin kişilik boş tuttuğumuz kapasitemiz var."

DEAŞ'ın çok abartıldığını ifade ederek, DEAŞ'ın Musul'da 8 bin civarında silahlı unsurunun olduğunun söylendiğini belirten Kaynak, "DEAŞ'ın ben çok büyük bir direniş gösteremeyeceğini, imkan ve kabiliyetlerinin buna çok izin vermeyeceğini düşünüyorum ama yine yapacağı eylemler, terör eylemi biçiminde olabilir. Harekatı planlayan koalisyon güçlerinin buna yönelik tedbirleri almış olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05