• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Berlin 16 °C
  • Frankfurt 16 °C
  • Paris 12 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 22 °C
  • Stockholm 13 °C

2017 Yılı Bütçesi Tbmm Plan Ve Bütçe Komisyonunda

2017 Yılı Bütçesi Tbmm Plan Ve Bütçe Komisyonunda
Başbakanlık, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK'ün 2017 bütçeleri kabul edildi- Baş

TBMM (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Çok açık söylüyorum, bunu asla siyasi polemik için söylemiyorum; şu 'FETÖ mağdurları' edebiyatını bir tarafa bırakın. Bu memlekette bir mağduriyet söylenecekse 246 şehidimiz var, 2 bin 194 vatandaşımız gazi oldu." dedi.

Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Başbakanlık, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK'ün bütçelerine ilişkin görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, FETÖ ile mücadeleye ilişkin bir soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu adamların tarzı, herhangi bir şekilde muhalefet edip iktidar partilerini zorlamak değil, kim iktidardaysa onun gölgesi altına girip, kanatları altına girip iktidar nimetlerinden istifade etmek. Hatta eski derin devletin yerine kendileri iktidar gücünü kullanarak, yeni derin devlet oluşturmayı da hedeflemiş olan bir örgüt. Bunu da kendi platformlarında bir şekilde dile getirmiş olan bir örgüt. Hiç kimse kusura bakmasın, 'Biz eskiden söylemiştik, şunu yapmıştık, bunu yapmıştık' demeye de gerek yok."

"FETÖ'cüler kendisini gizliyor, hedefe ulaşmak için her şey mübah ama gerçekten samimi, iyi niyetle inancını yaşamaya çalışanlarsa yakalanıyor. Böyle bir süreci yaşadık." ifadelerini kullanan Kurtulmuş, herkesin öz eleştiri yapıp hatasını, eksiğini ortaya koyması gerektiğini belirtti.

Devletin kurum ve kuruluşlarının, halkın bütün kesimlerine açık hale getirileceğini anlatan Kurtulmuş, ehliyet, liyakat ve millete sadakat prensipleriyle devleti yeniden yapılandıracaklarını ifade etti. Olağanüstü hal uygulamasına (OHAL) değinen Kurtulmuş, "Bütün bunlar doğru ama şu anda Türkiye'deki olağanüstü hali gerektiren durumu da unutmayalım. Daha şehitlerin kanı kurumadı, daha insanların gözyaşları kurumadı." diye konuştu.

Kurtulmuş, Türkiye'nin yaşanılan süreçten daha fazla demokrasi ve daha fazla şeffaflaşmayla çıkacağını dile getirdi.

- "Musul Musullularındır, Halep Haleplilerindir"

Ortadoğu'nun her şehrindeki gelişmenin birinci derecede Türkiye'yi ilgilendirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'nin Musul'a ya da Cerablus'a ilgisiz kalamayacağını belirtti.

Türkiye'nin tavrı ve tarzının açık olduğunu bildiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Meydanlarda ne söylüyorsak diplomasi alanında da aynı şeyleri söylüyoruz. Biz Musul, Rakka, Cerablus ve Halep'le ilgili hep şunu söylüyoruz; bu illerin korunması, yeniden DEAŞ'tan alınmasıyla ilgili asli unsur olarak oranın yerel halkı olmalıdır. Musul Musullularındır, Halep Haleplilerindir. Oranın değerli halkını silahlandıralım, onlar mücadele etsinler. Koalisyon güçleri de yukarıdan uçakla destekler versinler. Buralarda özellikle hassas olarak ikinci Sykes Picot'a yeniden atıfta bulunuyorum, her mahallesinin, her sokağının hassas dengeleri olduğunu biliyoruz. Musul da öyle Halep de öyle Telafer de öyle. Yani Şii, Sünni, Türkmen, Arap, Kürt meselesi. Diyoruz ki bir terör örgütünü buradan kovalarken başka terör örgütlerini buraya yerleştirmeyelim. 'DEAŞ'ı gönderiyoruz, Haşdi Şabi'yi getirelim. DEAŞ'ı gönderiyoruz, YPG'yi getirelim.' Türkiye buna müsaade edemez. Dolayısıyla Türkiye bu anlamda yurt dışındaki gelişmeleri de yakinen takip etmek mecburiyetindedir."

- "Ortadoğu'nun yeniden inşasına katkıda bulunacağız"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, bölgede yeni bir toplumsal düzene ihtiyaç olduğuna işaret etti.

Bölgedeki bütün karanlık tabloya rağmen iyimser olduğunu söyleyen Kurtulmuş, şunları anlattı:

"Onlar bizi mezhep temelinde bölmeye çalışıyorlar. Biz, karşılığında Sünni'yi, Şii'yi bir arada tutacağız. Onlar bizi etnik temelde, Kürt'ü, Arap'ı, Acem'i, Türkmen'i birbirine düşürmek istiyorlar. Biz bütün etnik farklılıkları zenginlik olarak kabul edeceğiz ve dört temel üzerinden Ortadoğu'nun yeniden inşa edilmesine katkıda bulunacağız. Tek başına yapabilir miyiz, bunu söylemiyorum. Böyle bir reel politiğin dışında hayalperest bir şey söylemem ama farklılıkları esas alan bir toplumsal anlayışı yeniden ikame etmemiz lazım. Türkiye bu anlamda 300 yıllık modernleşme, 150 yıllık demokratikleşme tecrübesine, 66 yıllık da çok partili siyasi tecrübeye sahip. Hukukun üstünlüğünü esas alan bir adalet anlayışını inşa edeceğiz. Hakça paylaşılmayı esas alan bir ekonomi anlayışının gelişmesini sağlayacağız. Aykırı görüşlere imkan veren siyasal katılımı ve siyasal anlayışı geliştirmeye çalışacağız. Bunları yaptıkça Ortadoğu'daki sorunların tabii ki bugünden yarına çözülmesi mümkün değil ama çözülme istikametinde bir yöne gideceğini ifade etmek isterim."

- "Sen kim oluyorsun da Cebrail sana gelsin"

Diyanet İşleri Başkanlığının faaliyetlerine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, bu kurumun vazifesinin vatandaşları mümkün olduğu kadar doğru dini bilgilerle buluşturmak olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Din herkesin özendiği bir şey olduğu için sahtesi çok olur. Sahte mehdisi de olur, sahte peygamberi de olur. Bizim üzerimize düşen, Anadolu topraklarında yetişmiş olan bu geleneği yeniden üreterek, 2016'da ortaya koyabilmektir. Horasan erenlerinin asırlardır bu toplumu bir arada tutan o anlayışını yeniden ortaya koyabilmektir. FETÖ'nün kim olduğunu anlamak için bu kadar beklemeye gerek yoktu. Doğru söylüyorsunuz. Birtakım müsamahalar sonunda bu noktaya geldiğine de hiçbir kuşku yok. Yani özellikle dini alanda, adam kalktı, hatırlayacaksınız yıllar evvel, 'Bana Cebrail kardeşim gelse, falanca partiye oy ver dese, hadi oradan sen kim oluyorsun diye onu kovalarım' dedi. Bu söz dahi bu kişinin bir şekilde yuhalanarak İslami tradisyonun dışına atılması yeterli. Sen kim oluyorsun da Cebrail sana gelsin. Haşa Cebrail geldi de sen yine kim oluyorsun da Cebrail'i kovalıyorsun. Yani bu kadar açık sapkınlıkların dahi üzerine gidilmedi. Onu diyorsanız, doğrudur.

Bununla ilgili Diyanet camiamızın, ilahiyat camiasının gecikmiş bir görevi vardır ama şimdi süratle bu eksikliklerin tamamlandığını sizlere söylemek isterim. Bu örgüt değil, biz doğrusunu ortaya koyacağız. İnsanlar sonunda neye inanırlar, nasıl inanırlar, kime, neye inanacaklarını devlet zoruyla tespit edecek değiliz ama insanların doğru bir şekilde bilgilenmesi... Yeni Müslüman olmuş bir toplum da değiliz, bin küsur senedir Müslüman bir toplumuz. Bütün bu geleneğin içinden süzülerek gelen bilgilerin, bugünün şartları içinde millete aktarılması Diyanet'in sorumluluğudur."

- "Kolay değil 70 bin müracaat var"

FETÖ'ye ilişkin yalnızca AK Parti'yi suçlamanın doğru olmayacağına dikkati çeken Kurtulmuş, "Şimdiye kadar gelmiş bütün iktidarlar, sadece Allah rahmet etsin, rahmetli Erbakan Hoca'nın 11 aylık kısa iktidarını kenarda tutalım, onun dışındaki bütün iktidarlar, rahmetli Ecevit de rahmetli Süleyman Demirel de rahmetli Özal da herkesin bu örgütle ilgili bir katkısı olmuştur. Bunu da açıkça ifade etmek lazım. Dolayısıyla bu milli bir mesele." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, FETÖ üyelerini bundan sonra her yerde köşeye sıkıştıracaklarını vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Daha önceki dönemlerde gittiğimiz bütün resmi toplantılarda, 'Tamam iyi ama siz bunları böyle desteklediniz ya biz de bunlara destek oluyoruz' deniyordu. Şimdi o kalktı. Çok açık söylüyorum, bunu asla siyasi polemik için söylemiyorum; şu 'FETÖ mağdurları' edebiyatını da bir tarafa bırakın. Bu memlekette bir mağduriyet söylenecekse 246 şehidimiz var, 2 bin 194 vatandaşımız gazi oldu. FETÖ'nün, Allah muhafaza başarılı olsaydı, mağdur edeceği 79 milyon milletimiz var. Bu süre içinde haksızlığa uğrayanlar yok mu? Bana da intikal eden, benim de bildiğim hakikaten haksızlığa uğramış, yanlışlıkla değerlendirilmiş olanlar var. Onlar da süratle değerlendiriliyor, süratle onlar da düzeltilmeye çalışılıyor. Kolay değil, 70 bin müracaat var. Hakikaten çok ciddi inceleniyor. Şundan emin olun ki siz bu konuyla ilgili ne kadar rahatsızlık hissediyorsanız, biz her gün omuzlarımızda sanki 10 ton yükle dolaşıyoruz. Kimseye yanlışlık yapılmaması için gayret sarf ediyoruz. Kimini çıkarıyoruz, kimini göreve iade ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı da aynı şekilde, çok sayıda çıkarılanlar oldu. Bunu dostça, kardeşçe istirham ediyorum; FETÖ'nün algı operasyonuna, ekmeğine yağ sürmek olur, 'FETÖ mağdurları' tabiri."

Görüşmelerin ardından, Başbakanlık, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK'ün 2017 bütçeleri komisyonda kabul edildi.

(Bitti)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05